Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının kumaş alım ve satım işi yaptığını, davalıya çeşitli tarihlerde kumaş sattığını ancak davalı tarafça satın alınan ürünlerin ödemesinin yapılmadığını, 03/11/2022 tarihinde, davalı tarafın 40.104,00-USD borçlu olduğu hususunda mutabık olduğunu kabul ettiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını belirterek, 40.104,00-USD baki kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının tacir olmadığını bu sebeple davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında mutabakat bulunmadığını, davacı tarafça davalıya gönderilen...
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/146 Esas KARAR NO : 2025/558
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının kumaş alım ve satım işi yaptığını, davalıya çeşitli tarihlerde kumaş sattığını ancak davalı tarafça satın alınan ürünlerin ödemesinin yapılmadığını, 03/11/2022 tarihinde, davalı tarafın 40.104,00-USD borçlu olduğu hususunda mutabık olduğunu kabul ettiğini, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını belirterek, 40.104,00-USD baki kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davalının tacir olmadığını bu sebeple davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında mutabakat bulunmadığını, davacı tarafça davalıya gönderilen e-faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini bu sebeple faturanın iade edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında gerçekleşen alım-satım sonucu ödenmeyen satış bedeli talebinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTKnda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTKnun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklarda...