Taraflar arasındaki tenfiz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında Almanya Bochum Eyalet Mahkemesi 13. Asliye Ticaret Dairesinde görülen dava sonunda mahkemece davalının 01.11.2021 tarihinden itibaren davacıya, 265.235,21 Euro'nun baz faiz oranının 9 puan üzerindeki faiziyle birlikte 349.008,03 EUR ve 18.10.2012 tarihinden itibaren baz faiz oranının 5 puan üzerindeki faiziyle birlikte 1.997,15 EUR ödemesine karar verildiğini, ancak davalının yerleşim yerinin Türkiye olması nedeniyle kararın Türkiye mahkemeleri nezdinde tanıma ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1576 KARAR NO : 2025/1585 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA : Yabancı Mahkeme İlamının Tenfizi Taraflar arasındaki tenfiz davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında Almanya Bochum Eyalet Mahkemesi 13. Asliye Ticaret Dairesinde görülen dava sonunda mahkemece davalının 01.11.2021 tarihinden itibaren davacıya, 265.235,21 Euro'nun baz faiz oranının 9 puan üzerindeki faiziyle birlikte 349.008,03 EUR ve 18.10.2012 tarihinden itibaren baz faiz oranının 5 puan üzerindeki faiziyle birlikte 1.997,15 EUR ödemesine karar verildiğini, ancak davalının yerleşim yerinin Türkiye olması nedeniyle kararın Türkiye mahkemeleri nezdinde tanıma ve tenfizinin gerektiğini, tenfizi istenen mahkeme kararı ile görüleceği üzere, müvekkili şirketin davalıdan 398.585,20 Euro tutarında muaccel alacağının bulunduğunu, müvekkili lehine Alman Mahkemesi tarafından hükmedilen bedelin ödenmediğini, davalının mal kaçırma riski bulunduğundan rehin ile temin edilmemiş, mahkeme kararına dayalı alacak için takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, yabancı mahkeme kararının tenfizine ve alacağa yeter mal varlığının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 27.06.2025 tarihli ara kararla; "...İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz kararı talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin, tenfiz şartları henüz değerlendirilmeden vadesi gelmiş bir para alacağından söz edilemeyeceği için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesinin 2025/541 Esas, 559 Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesinin 2024/1683 Esas, 1692 Karar sayılı kararı nazara ...