Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... dağıtım ve satışı yaptığını, davalı şirkete ekte sundukları faturalar karşılığı satış yaptıklarını ancak bedellerinin ödenmediğini, fatura bedelleri üzerinden icra takibi yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. 3.Aşamalarda, davalı şirket vekili, ... tarihli dilekçe ile müvekkili şirketin İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile ... tarihinde iflas ettiğini beyan etmiştir. 4.İİK'nın 191. maddesi...
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/618 KARAR NO : 2020/179
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2017 KARAR TARİHİ : 11/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... dağıtım ve satışı yaptığını, davalı şirkete ekte sundukları faturalar karşılığı satış yaptıklarını ancak bedellerinin ödenmediğini, fatura bedelleri üzerinden icra takibi yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. 3.Aşamalarda, davalı şirket vekili, ... tarihli dilekçe ile müvekkili şirketin İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile ... tarihinde iflas ettiğini beyan etmiştir. 4.İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanunun 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1) Müflisin davacı olduğu davalarda, iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde, o davayı takip yetk...