Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirketin 12/07/2024 tarihinde olağanüstü genel kurulunun gerçekleştirildiğini, söz konusu genel kurul kararının 2 numaralı maddesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu, karara karşı taraflarınca ret oyu kullanıldığını ve muhalefet şerhlerinin zapta geçirildiğini, söz konusu kararın esas sözleşmeyle birlikte yasa ve usule aykırı olmasının yanında, aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin, ilk olarak 26/03/2015 yılında kurulduğunu, o dönem adının ... Şirketi olarak ticaret siciline tescil edildiğini, söz konusu tescilde şirket esas sözleşmesinin de aynı tarihli ticaret sicili gazetesi ile ilanının gerçekleştirildiğini, söz konusu esas sözleşmeye göre amaç ve konu...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/405 KARAR NO : 2025/403
DAVA : Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 12/07/2024 KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin hissedarı olduğu davalı şirketin 12/07/2024 tarihinde olağanüstü genel kurulunun gerçekleştirildiğini, söz konusu genel kurul kararının 2 numaralı maddesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğunu, karara karşı taraflarınca ret oyu kullanıldığını ve muhalefet şerhlerinin zapta geçirildiğini, söz konusu kararın esas sözleşmeyle birlikte yasa ve usule aykırı olmasının yanında, aynı zamanda kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin, ilk olarak 26/03/2015 yılında kurulduğunu, o dönem adının ... Şirketi olarak ticaret siciline tescil edildiğini, söz konusu tescilde şirket esas sözleşmesinin de aynı tarihli ticaret sicili gazetesi ile ilanının gerçekleştirildiğini, söz konusu esas sözleşmeye göre amaç ve konu başlığı altında şirketin faaliyet alanının estetik hizmetleri ve sağlık hizmetleri olarak belirlendiğini, şirketin esas sözleşmesinde, şirketin faaliyet alanı olarak belirlenen estetik ve sağlık hizmetleri için özel kanunlarla aranan belirli lisans koşullarının bulunmakta olduğunu, söz konusu lisansların alınması için Sağlık Bakanlığından çok fazla onay ve ön koşul arandığı ve bu lisansların bir kez devri gerçekleştirildikten sonra tekrar alınmasının neredeyse imkansız olduğunun açık olduğunu, bu şekilde, şirket ana sözleşmesi ile belirlenen faaliyet alanlarından çıkış amacına yönelik olarak kullanılabilecek şekilde, şirketin ana faaliyet konusunda çalışmasını sağlayan ana unsur olan ruhsat ve faaliyet belgesini dilediği şekilde ve bedel ile satması yönünde şirket müdürüne yetki verilmesinin şirket esas sözleşmesine aykırı olduğunu, genel kurullar ile esas sözleşmeye aykırı şekilde karar alınamayacağının kanunun amir hükmü olduğunu, şirket ana sözleşmesinde şirket faaliyeti olarak belirtilen bir alanda çalışmasını kısıtlayacak nitelikte alınan kararın esas sözleşmeye aykırı olduğunun izahtan vareste olduğunu, söz konusu yetkinin aslında bir şirket tasfiyesi kararı niteliğinde olduğunu, davalı şirket ortaklarının söz konusu karar ile kanunu dolandırmaya çalışmakta olduklarını, alınacak karar sonrasında şirketin çalışacak bir alanının kalmayacağını ve yapılacak bu satışın en basit tabirle şirketin kapısına kilit vurmaktan farksız olduğunu, müvekkilinin, ortağı olduğu ve belirli bir süre öncesine kadar hekim olarak da görev yaptığı davalı şirkette ortaklar arasındaki huzursuzluk olduğu ve diğer ortaklar tarafından kendisine açıkça cephe alınmış olması ve mobing uygulanması, haklarının kısıtlanması, kâr payının dağıtılmaması ve şirket ortakları arasında bir güven ilişkisinin kalmamış olması gibi sebeplerle ortaklıktan çıkma, ayrılma akçesinin ve kâr payının ödenmesi talepleriyle, davalı şirke...