Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 1988 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, kendi sektöründe geniş bir müşteri kitlesi ve saygın bir yeri olduğunu, Türkiye, Bulgaristan ve İsviçre'de şirketleri ve üretimleri bulunan müvekkilinin, dünyanın en iyi bilinen birçok tüketici ve endüstriyel şirketi için geniş ürün yelpazesiyle dünya çapında tesislere sahip olduğunu, müvekkilinin yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri ile kalite sembolü haline getirdiği "..." esas unsurlu markalarının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davaya konu marka ile müvekkiline ait markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı ...'ın babası ... ile müvekkili şirket yetkilisi olan ... arasında...
T.C. İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/108 KARAR NO : 2025/97
DAVA : MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ DAVA TARİHİ : 12/05/2023 KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 1988 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, kendi sektöründe geniş bir müşteri kitlesi ve saygın bir yeri olduğunu, Türkiye, Bulgaristan ve İsviçre'de şirketleri ve üretimleri bulunan müvekkilinin, dünyanın en iyi bilinen birçok tüketici ve endüstriyel şirketi için geniş ürün yelpazesiyle dünya çapında tesislere sahip olduğunu, müvekkilinin yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri ile kalite sembolü haline getirdiği "..." esas unsurlu markalarının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, davaya konu marka ile müvekkiline ait markaların ayırt edilemeyecek kadar aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı ...'ın babası ... ile müvekkili şirket yetkilisi olan ... arasında önceye dayalı vekalet ilişkisi konusu olduğunu, "..." ve "..." markalarını müvekkilinden öğrendiği ve müvekkilinin yanında ayrıldığını, akabinde kötüniyetli olarak kızı olan davalı adına markayı tescil ettirdiğini, markalar arasında ortak/birebir aynı esas unsurun bulunması sebebiyle davaya konu markanın, müvekkili şirketin markalarının serisi şeklinde algılanacağını, davalının davaya konu markasının tescilli olduğu emtialar ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfta/aynı emtialarda tescilli olduğunu, müvekkili adına tescilli "..." ve "..." ibareli markalarla ayırt edilemeycek kadar benzer olan ve müvekkilinin markalarının tescili kapsamında bulunan aynı ve benzer mal ve hizmetler için TPMK nezdinde iltibasa sebebiyet vermesi ve kötüniyetli olarak tescil edilmiş olması nedeniyle davalı adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın, SMK 6/1 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kurucusu olduğu firmanın uzun yıllardır aktif şekilde faaliyet gösteren ve çevresinde saygı gören, bilinen bir işletme olduğunu, müvekkilinin "..." markasının yıllardır kullanıldığını, belli bir müşterisi çevresi ve ticari itibarı olduğunu, davacı tarafın bu markayı müvekkilinden almaya çalıştığını, müvekkilinin yıllardır kazanmış olduğu itibar ve müşteri çevresinden dolayı markasını satmayı kabul etmemesi üzerine, davalının pek çok hukuki yollardan haksız olarak müvekkilinin marka kullanımını engellemeye çalıştığını, "..." ibaresinin esaslı unsur olduğu iddia edilmişse de, bu ibarenin ayırt edici olmayıp soyut bir terim olduğunu, bu ibareyi barındıran birçok marka ve şirketin olduğunu, müvekkilinin markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin bir sıfat olmadığını, "..." ibaresinin yardımcı unsur olabilmesi için bu kelimelerin ismi nitelemesi gerektiğini...