Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/06/2015 tarihinde davacıların yakını (eş/baba) ...'un idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'un vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11/06/2024 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı ... için 222.485,72 TL, ... için 17.970,09 TL, ... için 1.445,85 TL, ... için 479,28 TL olmak üzere toplam 242.380,94 TL olarak belirlemiş ve temerrüt tarihinden...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/2428 KARAR NO: 2025/94 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11/06/2024 NUMARASI: 2021/836 (E) - 2024/441 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 21/01/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03/06/2015 tarihinde davacıların yakını (eş/baba) ...'un idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'un vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davacı için 2.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11/06/2024 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı ... için 222.485,72 TL, ... için 17.970,09 TL, ... için 1.445,85 TL, ... için 479,28 TL olmak üzere toplam 242.380,94 TL olarak belirlemiş ve temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, sürücü zararlarının teminat kapsamı dışında olduğunu, müteveffanın kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını belirtilerek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunan davacılar vekili dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 03/06/2015 tarihinde vefat gerçekleştiği için öncelikle bu tarihte müvekkillerinin anılan tarihteki muacceliyetinin dikkate alınarak hak sahibi olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerektiğini, muacceliyet ve hak kazanma tarihinden sonra yapılan kanun değişikliklerinin de, Anayasa Mahkemesi kararlarının da geriye yürümezlik temelinde ele alınması gerektiğini, müvekkillerinin hak sahibi olduğu 03/06/2015 tarihinde Karayolları Trafik Kanununun 90 ve 92 maddeleri değerlendirildiğinde müvekkillerini üçüncü kişi olarak kabul etmekte olduğunu, buna bağlı olarak miras ilişkisinden tamamen farklı nitelikte Güvence Hesabı olsun ZMSS olsun üçüncü kişilerin zararını karşıladığı için ölen kusurlu da olsa, kaza tek taraflı meydana da gelse bu doğrultuda tazminat almalarının olanaklı olduğunu, mahkemece dayanak alınan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun kararlarının temelindeki dosyaların müvekkillerinin mağduru olduğu olay gibi benzer tarihte olup olmadığının belirsiz olduğunu, KTK'nin 92. maddesindeki değişikliklerin 26/04/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, Kanunun kaza tarihinden neredeyse 1 yıl sonra yürürlüğe girdiğini, kanunun geriye yürümesinin beklenemeyeceğini, bu nedenlerle kaza tarihinin teminat dışı olarak gö...