Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle yolcu konumunda bulunan davalıya 75.600 TL ödeme yapılıp ibraname alındığını, daha sonra İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/286 (E) sayılı dosyasında davalı ...'ın kalıcı maluliyetinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini, ödenen 75.600 TL'nin ödeme tarihi olan 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında sulh anlaşması yapıldıktan sonra bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2022/161 KARAR NO:2025/1032 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:26/10/2021 NUMARASI:2021/314 Esas- 2021/723 Karar DAVANIN KONUSU:İstirdat KARAR TARİHİ:27/06/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza nedeniyle yolcu konumunda bulunan davalıya 75.600 TL ödeme yapılıp ibraname alındığını, daha sonra İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/286 (E) sayılı dosyasında davalı ...'ın kalıcı maluliyetinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini, ödenen 75.600 TL'nin ödeme tarihi olan 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında sulh anlaşması yapıldıktan sonra bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sulh ptorokolünün kesin hüküm niteliğinde olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, sulh anlaşması yapıldığından alınan maluliyet raporuna itiraz etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yapılan sulh anlaşmasının rapordan sonra değil çok daha önce yapıldığını, davacının maluliyet oranı ve hak edeceği tazminat belirlenmeden önce verilen bu ibranamenin henüz belirli hale gelmemiş alacağa dair olduğunu, davalının sürekli sakatlığının söz konusu olmadığının Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile kesinleştiğini, aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, davalının sigortalısı aracın karıştığı trafik kazası sonucu zarar gören davalıya ödenen maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 78/1. maddesinde, borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda davalı yaralanan yaya tarafından davacı sigortacıya karşı İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/286 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılama aşamasında taraflar sulh anlaşması yaparak davacı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmıştır.Davacı sigorta şirketinin yargılama aşamasında maluliyetin tespitine yönelik rapor alınmadan önce kendi isteği ile ödeme yapmış olması karşısından lütuf ödemesi yaptığı, böylece davacının ...