Belediyenin hasım olduğu davalar dolayısıyla mahkemelerce verilen kararlara dayanılarak karşı taraf avukatlarına ödenen avukatlık vekâlet ücretlerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması hususunun sorgu konusu edildiği görülmüştür. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 ile 166ncı maddelerinde; kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekâlet ücreti ve dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti olmak üzere vekâlet ücreti iki şekilde düzenlenmiştir. 1136 sayılı Kanunun 4667 sayılı Kanunla değişik 164üncü maddesinin son fıkrasında; ...Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. denilmiş; aynı Kanunun 168inci maddesinin üçüncü fıkrasında; Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın...
MAHKEME KARARLARI ÜZERİNE KARŞI TARAF AVUKATLARINA ÖDENEN AVUKATLIK VEKALET ÜCRETLERİNDEN GELİR VERGİSİ KESİNTİSİ YAPILMAMASI Belediyenin hasım olduğu davalar dolayısıyla mahkemelerce verilen kararlara dayanılarak karşı taraf avukatlarına ödenen avukatlık vekâlet ücretlerinden gelir vergisi kesintisi yapılmaması hususunun sorgu konusu edildiği görülmüştür. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 ile 166ncı maddelerinde; kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekâlet ücreti ve dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen vekâlet ücreti olmak üzere vekâlet ücreti iki şekilde düzenlenmiştir. 1136 sayılı Kanunun 4667 sayılı Kanunla değişik 164üncü maddesinin son fıkrasında; ...Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. denilmiş; aynı Kanunun 168inci maddesinin üçüncü fıkrasında; Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır. hükmü yer almıştır. Mahkemelerde davacılar, posta giderlerini ve Harçlar Kanunu çerçevesinde mahkeme masraflarını peşin olarak ödemek durumundadırlar. Bu şekilde masrafları peşin ödeyen tarafın (davacının) davasında haklı çıkması halinde, bu masraflar karşı tarafa yüklenmekte olup, lehine hüküm tesis olunan taraf için tahsil olunacak yargılama giderlerinin hükümde gösterilmesi zorunlu bulunmaktadır. Davadan haksız çıkan tarafa yükletilecek yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323üncü maddesinde sayılmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (ğ) bendine göre; "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti de yargılama giderlerindendir. Mahkemece hükmolunan vekâlet ücreti, özellikle ödeme yapan açısından, davadan haksız çıkma nedeniyle üstlenilen yargılama gideri niteliğindedir. Bu giderlerin dökümü ve toplamı, hükmü tesis eden mahkeme tarafından belirlenmektedir. Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı/alacaklı taraf avukatına ödenen vekâlet ücreti; - Bizzat karşı/borçlu tarafın, mahkeme veya icra dairesinin tespit ettiği vekâlet ücretini elden (nakden) veya banka havalesi ile ödemesi, - Mahkeme veya icra dairesinin, yargılama giderleri ile birlikte davayı kazanan müvekkile herhangi bir şekilde ödeme yapması ve müvekkilin de karşı/borçlu taraftan alınan vekâlet ücretini avukata ödemesi, Usulleri ile gerçekleştirilmektedir. Bu ödemenin, ödeyen açısından serbest meslek faaliyeti karşılığı yapılan bir ödeme olarak kabulü hukuken mümkün görülmemektedir. Zira ödeyenin, karşı tarafın avukatından aldığı herhangi bir hizmet yoktur. Öte yandan, haksız çıkan tarafın yaptığı bu ödeme, ödeyen açısından, mahkûm olduğu asıl borcun fer'isi niteliğindedir. Geliri elde eden avukat için de bu gelir, kendi müvekkiline vermiş olduğu avukatlık hizmetinin bir uzantısıdır ve onunla bağlantılıdır. Konu "...