Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu tarafından anılan sözleşme hükümleri gereğinin yerine getirilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini ve akabinde başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olmaları nedeniyle bankanın rehni paraya çevirmeden önce doğrudan müteselsil kefile müracaat edebileceğini, davalıların kefalet...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1005 Esas - 2025/295 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1005 KARAR NO : 2025/295
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/05/2019 NUMARASI : 2014/694 Esas 2019/544 Karar
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 21/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu tarafından anılan sözleşme hükümleri gereğinin yerine getirilmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini ve akabinde başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalıların müşterek borçlu - müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olmaları nedeniyle bankanın rehni paraya çevirmeden önce doğrudan müteselsil kefile müracaat edebileceğini, davalıların kefalet limitlerinin ve temerrüt faizi oranının sözleşme ile belirlenmiş olduğunu ve sözleşme ile belirlenmiş temerrüt faizi oranının uygulanmasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığını iddia ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar ..., ..., ... Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, bankanın öncelikle rehin varsa rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerekirken hem rehinin paraya çevrilmesi yoluyla hem de ilamsız icra takibi yoluyla icra takibi başlatmış olmasının kötüniyetli olduğunu, sözleşmeler incelendiğinde hukuka uygun olarak müteselsil kefil alınmadığından dolayı ortada geçerli bir kefaletin bulunmadığının görüleceğini, usulüne uygun kefalet bulunmadığından kredi sözleşmelerinin davalı müvekkiller yönünden bağlayıcılığının bulunmadığını, yeni BK ile getirilen değişiklikler ve Bankacılık Kanunu ile Yargıtay Kararlarına göre müteselsil kefiller için; eşin rızasının olması, kefilin kendi el yazılı ile tarih atması, kefalet süresini yazması, adına, soyadını, müteselsil ibaresini yazması, sorumlu olduğu azami miktarı belirtmesi, miktarın hem rakamla hem de yazı ile olması, yine kendi el yazısı ile lehine kefalet verilen borçlunun adının soyadının yazılması, eş rızasının kefalet ile aynı anda olması ve kanunun aradığı şartlan taşıması gerektiğini, davalı ...'ın eşinin muvafakatinin bulunmadığını, eşinin okuma yazmasının olmadığını, kendi el yazısıyla tarih yazılmadığını, kefalet süresinin gösterilmediğini, ... da da aynı eksikliklerin ...