T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/809 Esas 2025/550 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/809 KARAR NO : 2025/550 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2020 NUMARASI : 2018/185 Esas 2020/132 Karar DAVA : Menfi Tespit, İstirdat DAVA TARİHİ : 08/03/2018 KARAR TARİHİ : 20/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2025 Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl borçlu şirketin hissedarı olduğunu, müvekkilinin şirketteki...
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/809 Esas 2025/550 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/809 KARAR NO : 2025/550
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2020 NUMARASI : 2018/185 Esas 2020/132 Karar
DAVA : Menfi Tespit, İstirdat DAVA TARİHİ : 08/03/2018 KARAR TARİHİ : 20/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2025
Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl borçlu şirketin hissedarı olduğunu, müvekkilinin şirketteki hisselerini devrinden sonra asıl borçlu şirketin kullandığı krediden kaynaklı borç bulunduğunu, müvekkilinin bu borçtan sorumlu olmadığını, müvekkilinin ortak olduğu dönemlerde şirketin kullandığı kredilerin kapandığını, müvekkili ortaklıktan ayrıldıktan sonra davalı tarafından asıl borçlu şirkete yeni limitler tanımlanarak yeni krediler kullandırıldığını, yeni kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın banka tarafından tahsilinin talep edildiğini, takibe konu kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin kefaletine ilişkin eş muvafakatinin alınmadığını, davalının müvekkili aleyhine başlattığı takip nedeniyle her ay maaşından kesinti yapılacağını, 375,00 TL'nin maaş haczi sonucu ödendiğini, davalının alacağını ispat etmesi gerektiğini belirterek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip nedeniyle yapılan ödemelerin tahsiline, %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde kefil olduğunu, kredi alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığını, davacının kefaletten ibra edilmesi veya asıl borçlu şirketin müvekkiline olan borcunun sona ermesi gibi bir durum bulunmadığını, müşteriye yeni kredi kullandırımının yeni bir kredilendirme işlemi neticesinde değil önceki genel kredi sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildiğini, kefilin sorumluluğu açısından bu durumun bir değişikliğe neden olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ile davacının takibe konu borca kefaletinin geçerli olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıya borcunun 11.051,02 TL anapara, 1.382,51 TL temerrüt faizi, 69,12 TL BSMV olarak hesaplandığı, takip tarihi itibariyle takipte istenen bedelden davacının sorumlu olduğunun anlaşıldığı, takipten sonra yapılan tahsilatların da bilirkişi tarafından incelendiği, dava tarihi itibariyle davalı banka'nın davacı ...'tan herhangi bir alacağının bulunmadığı, tam tersine davac...