Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İzmir 15. İcra Dairesi'nin 2017/4978 sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibinin dayanağı 31/03/2017 tarihli ve 200.000,00 TL bedelli senede ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının, müvekkilinin damadı olduğunu, taraflar arasında taşınmaz devrine ilişkin bir anlaşma mevcut olduğunu, anlaşmaya göre taşınmaz devrine kadar müvekkili tarafından boş olarak takibe konu senedin...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1634 KARAR NO : 2025/722 KARAR TARİHİ : 08/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2021 NUMARASI : 2021/196 Esas 2021/482 Karar DAVA : Menfi Tespit BAM KARAR TARİHİ : 08/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2025
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İzmir 15. İcra Dairesi'nin 2017/4978 sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin icra takibinin dayanağı 31/03/2017 tarihli ve 200.000,00 TL bedelli senede ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının, müvekkilinin damadı olduğunu, taraflar arasında taşınmaz devrine ilişkin bir anlaşma mevcut olduğunu, anlaşmaya göre taşınmaz devrine kadar müvekkili tarafından boş olarak takibe konu senedin verildiğini, senet verildikten sonra 2016 yılının Temmuz ayında taşınmazın müvekkili tarafından davalıya devredildiğini, tapu kayıtları celp edildiğinde bu durumun anlaşılacağını beyan ederek, davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz satışının, icra takibinin dayanağı olan bonodan doğan alacağa ilişkin hiç bir bağlantısının bulunmadığını, taraflar arasında bu konuda bonodaki alacağa ilişkin yapılmış herhangi bir yazılı ya da sözlü sözleşmenin de olmadığını, bononun taraflar arasındaki sebepten soyut bir belge olup, kayıtsız şartsız bir alacağı ihtiva ettiğini, yazılı ve kesin delil mahiyetinde olduğunu, bu yüzden takibe konu bonodaki alacağın kaydi olarak verildiğinin ispatının borçluya ait olduğunu, davacının borcun ödendiğine dair bir delilinin de olmadığını, davacı-borçlunun bu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı-borçlunun davasını yazılı ve kesin delillerle kanıtlaması gerektiğini beyan ile davanın reddine, davacı-borçlu tarafın kötü niyetle hareket etmiş olması sebebiyle, davacı-borçlu taraf aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacının davaya konu bono nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Mahkememiz 05/07/2018 tari...