DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkil taşıyan firmanın birçok kereler karayolu taşıma ile yurtdışına emtia gönderdiğini, sadece bir adet faturada kısmi ödeme yapıldığını, diğer navlun bedellerinin kabul edilmesine rağmen ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını fakat davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, belirterek 41.149,24 Euro tutarlı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkilin icra takibine konu borç kadar davacıya borcu bulunmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, takipte henüz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/810 KARAR NO: 2025/898 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/07/2020 NUMARASI: 2018/416 Esas - 2020/439 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkil taşıyan firmanın birçok kereler karayolu taşıma ile yurtdışına emtia gönderdiğini, sadece bir adet faturada kısmi ödeme yapıldığını, diğer navlun bedellerinin kabul edilmesine rağmen ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını fakat davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, belirterek 41.149,24 Euro tutarlı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkilin icra takibine konu borç kadar davacıya borcu bulunmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, takipte henüz ödeme vadesi gelmemiş fatura alacakları nedeniyle de faiz hesaplandığını, belirlenen yıllık %2,40 faiz oranının fahiş olduğunu, anılan nedenlerle davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; dava konusu edilen alacağa dayanak faturaların her iki taraf ticari defter ve kayıtlarında yer aldığını, davacı tarafın alacağa dayanak faturalara konu hizmeti karine olarak yerine getirdiğinin kabulünün gerekeceğini, icra takibine konu edilen faturalar arasında yer alan vade farkı faturasına ilişkin alacak talebinde bulunulabilmesi için taraflar arasındaki sözleşmede bu yönde hüküm bulunması ya da 2'den fazla vade farkı faturasının itirazsız ödenmesi gerektiğini, ancak somut olay bakımından her iki durum bakımından aranan şartların gerçekleşmediğini, bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz alacağı talebinde bulunulmuşsa da TTK nın 18/3 maddesine göre usulüne uygun olarak davalı tarafın ihtar ile temerrüde düşürülmediği anlaşılmakla; davacı tarafın 4.245,88- euro vade farkı alacağı ve takip öncesi işlemiş faiz alacağı taleplerinin reddi ile davanın 36.346,29- euro asıl alacak bakımından kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; vade farkı, başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabileceğini, vade farkının talep edilebilmesi için; taraflar arasında bir fatura verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmalı, bu ticari ilişkiye konu bedelin peşin veya belli bir tarihte ödenmesi kararlaştırıldığı halde, bedel vadesinde ödenmemiş olmalı, vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunmalı veya vade farkı uygulamasının...