Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/07/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaya olan davacı ...'ın yaralandığını, meydana gelen kazada plakası ve sürücüsü belli olmayan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza tarihinin 28/07/2017 olması nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının 20 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazetede Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, oluşan maluliyet nedeniyle Güvence Hesabı'na başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından yasal süre geçmesine rağmen başvurunun sonuçlandırılmadığını beyanla, toplanacak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/426 KARAR NO: 2025/642 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 17/11/2021 NUMARASI: 2019/678 Esas- 2021/806 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 17/04/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/07/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaya olan davacı ...'ın yaralandığını, meydana gelen kazada plakası ve sürücüsü belli olmayan araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza tarihinin 28/07/2017 olması nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş gücü kaybı oranın, geçici iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıma muhtaç olup olmadığı hususlarının 20 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazetede Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak tespit edilmesi gerektiğini, oluşan maluliyet nedeniyle Güvence Hesabı'na başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından yasal süre geçmesine rağmen başvurunun sonuçlandırılmadığını beyanla, toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak maddi tazminatının ...'ndan sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, heyetin belirlediği maluliyet oranı ve iyileşme süreci hayatın olağan akışına aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığını, bu raporu kabul etmediğine dair itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin kaza sonrası günlük hayatına devam edemediğini, hem fiziksel hem psikolojik olarak müvekkil kaza sonrası günlük hayatına devam edemediğini, günlük hayatın içinde dahi kişisel ihtiyaçları karşılamak ve gündelik işleri görebilmek açısından mühim aksamalara neden olabilecek düzeyde rahatsızlığı olan müvekkilinin maluliyetinin bulunmadığını kabul etmenin mümkün olmayacağını, denetime açık olmayan, gerçeği yansıtmayan itiraza konu olan raporu kabul etmediklerini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan güç kaybı tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından malûliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi esaslı unsurdur.Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporunda, davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak olu...