DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2020 KARAR TARİHİ : 18/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 14/02/2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. İzmir/Pınarbaşı Şubesine ait keşide yeri İzmir keşide tarihi 31/01/2020 keşidecisinin...-... olarak görünen lehtarının davalı şirket ve meblağının 150.000,00 TL bedelli bir adet çekin sahte şekilde piyasaya sürüldüğü çek üzerinde keşideci imzasının davacı tarafa ait olmadığı çekin bankaya ibrazı neticesinde karılıksızdır kaşesi vurulduğu, konuyla alakalı İzmir CBS'ye suç duyurusunda bulunulacağı henüz icra takibine konu edilmediği, bu nedenle mevcut davanın açıldığı çekin kambiyo vasfında olmadığı davalının bu kapsamda iyi niyetli olmadığı çekin...
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/125 Esas KARAR NO : 2020/156 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2020 KARAR TARİHİ : 18/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 14/02/2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş. İzmir/Pınarbaşı Şubesine ait keşide yeri İzmir keşide tarihi 31/01/2020 keşidecisinin...-... olarak görünen lehtarının davalı şirket ve meblağının 150.000,00 TL bedelli bir adet çekin sahte şekilde piyasaya sürüldüğü çek üzerinde keşideci imzasının davacı tarafa ait olmadığı çekin bankaya ibrazı neticesinde karılıksızdır kaşesi vurulduğu, konuyla alakalı İzmir CBS'ye suç duyurusunda bulunulacağı henüz icra takibine konu edilmediği, bu nedenle mevcut davanın açıldığı çekin kambiyo vasfında olmadığı davalının bu kapsamda iyi niyetli olmadığı çekin icraya konulma aşamasında davacının telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşmasının mümkün olduğu bu kapsamda çek ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği ayrıca somut uyuşmazlık bakımından arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olmadığının belirtildiği görülmüştür. Öncelikle davanın dava şartları yönünden incelenmesi gerekmiştir. 7155 sayılı yasanın 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.maddesiyle eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesinde "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır" hükmüne yer verilmiştir. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinde "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2)Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." düzenlemesi getirilmiştir. Davamızın konusunun sahte düzenlendiği iddia edilen çek nedeniyle davacı tarafın davalı tarafa borcunun olmadığı yönünde açılan menfi tespit davası olduğu, her ne kadar davacı tarafça aksi söylenmekte ise de açılan dava neticesinde mahkemece verilecek hükmün eda niteliğinde olduğu bu nedenle konusunun bir miktar paranın ödenmemesine ...