DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 03/05/2024 KARAR TARİHİ: 16/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Temlik eden banka ----- davalının yetkilisi olduğu ---- tarihinde ----- akdedilmiş ve davalı da aynı tarihte imzaladığı sözleşme ile söz konusu kredi ilişkisine kefil olduğunu, borçlu şirketin ve kefil kredi kaynaklı yükümlülüğünü yerine getirmediğinden alacak için temlik eden banka tarafından -------- sayılı icra dosyası marifeti ile icra takibi başlatılmış olduğunu toplamda 39.877,22 TLlik takip çıkışı alacak için icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket --- dava konusu...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/317 Esas KARAR NO: 2025/303 DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 03/05/2024 KARAR TARİHİ: 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Temlik eden banka ----- davalının yetkilisi olduğu ---- tarihinde ----- akdedilmiş ve davalı da aynı tarihte imzaladığı sözleşme ile söz konusu kredi ilişkisine kefil olduğunu, borçlu şirketin ve kefil kredi kaynaklı yükümlülüğünü yerine getirmediğinden alacak için temlik eden banka tarafından -------- sayılı icra dosyası marifeti ile icra takibi başlatılmış olduğunu toplamda 39.877,22 TLlik takip çıkışı alacak için icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket --- dava konusu alacağı ------- temlik alarak alacaklı sıfatının kazandığını, temlik belge ve beyanları icra dosyası içerisinde mevcut olduğunu, temlik eden banka kayıtları incelendiğinde, davalı/borçlunun bankaya borçlu olduğu ve takibe konu borcun ödenmediğinin görüleceğini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin işlemiş yasal faiziyle birlikte devamını, davalının haksız itirazı üzerine takip durduğundan %20den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; genel kredi sözleşmesinde kefil imza sayfasında müvekkilinin eşinin rızası alınmaksızın sözleşme kurulduğunun görüldüğünü, müvekkilinin eşinin rızası alınmaksızın imzalanan kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunu, TBK m.584/1 ''eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.'' hükmüne havi olduğunu, evli gerçek kişinin tarafı olduğu kefalet sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için eşin rızası geçerlilik şartı olduğundan, eşin rızası olmadan yani geçerlilik koşullarına uyulmadan yapılan kefalet sözleşmesi kesin hükümsüz olacağını, sözleşmenin kurulma anında alınmamış olan eşin rızasının sonrasında icazet yoluyla alınması sözleşmeyi geçerli hale getiremeyeceğini, genel kredi sözleşmesinde kefil imza sayfasında davacı müvekkilinin imzasının yanında herhangi bir şekilde eşinin imzası bulunmadığından dolayı eşinin rızası alınmaksızın yapılan kefalet sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunu, işbu nedenle huzurdaki davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde ikame edildiğini, müvekkilinin eşinin rızası alınmadan imzalanan kefalet sözleşmesinin kesin ve hükümsüz olduğundan dolayı haksız davanın reddine karar verilmesin...