Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Adi Ortaklıktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA:Davacı vekili, müvekkillerinden -----davalı şahısların miras bırakanı müteveffa -------- hakim ortakları olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık benzeri bir iş ortaklığının bulunduğunu, bir süre müşterek ticaretten sonra bir tasfiye anlaşması konusunda mutabakat sağladıklarını, sözleşmenin hayata geçirilmesi için ---- temsil edenlerin isimleri ve ayrıca ----ait ticaret şirketlerinin de sözleşmeye dahil edildiğini; davadaki tarafların bunlar olduğunu, ------ Sözleşmesinde tarafların ortaklık varlıklarını kendi işlerinden ayırmak, tasfiye etmek için gerekli mutabakata vardıklarını, sadece sözleşmenin imzalanmadığını; ancak imzalanmamış olsa dahi bu mutabakat çerçevesinde müvekkillerinin üstlendikleri edimleri ifa etmeye başladıklarını, davacı tarafın kendi üstlendiği...
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/801 Esas KARAR NO:2025/321 DAVA: Alacak (Adi Ortaklıktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 10/11/2023 KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Adi Ortaklıktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:Davacı vekili, müvekkillerinden -----davalı şahısların miras bırakanı müteveffa -------- hakim ortakları olduğunu, taraflar arasında adi ortaklık benzeri bir iş ortaklığının bulunduğunu, bir süre müşterek ticaretten sonra bir tasfiye anlaşması konusunda mutabakat sağladıklarını, sözleşmenin hayata geçirilmesi için ---- temsil edenlerin isimleri ve ayrıca ----ait ticaret şirketlerinin de sözleşmeye dahil edildiğini; davadaki tarafların bunlar olduğunu, ------ Sözleşmesinde tarafların ortaklık varlıklarını kendi işlerinden ayırmak, tasfiye etmek için gerekli mutabakata vardıklarını, sadece sözleşmenin imzalanmadığını; ancak imzalanmamış olsa dahi bu mutabakat çerçevesinde müvekkillerinin üstlendikleri edimleri ifa etmeye başladıklarını, davacı tarafın kendi üstlendiği devir işlemlerini tamamen yerine getirdiklerini, buna karşı sözleşmenin diğer tarafları olan ve aynı zamanda hakim ortak konumunda bulunan müteveffa ------ ve onun mirasçılarının kendilerine düşen ifaları yerine getirmediklerini, sözleşmenin 6.maddesinde belirtilen denkleştirme bedelini ödemediklerini beyan ederek fazlaya dair haklarını saklı tutmak suretiyle taraflar arasında tamamlanmayan tasfiye sürecini ve tasfiye bakiyesinin tespiti ile şimdilik 100.000,00 USD tasfiye bakiyesinin ihtar tarihi olan 29/05/2009 tarihinden itibaren; bu tarih kabul edilmezse sözleşmedeki ödeme tarihlerinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Bir kısım davalı vekilleri, yetki itirazında bulunarak ikametgahları olan -------- Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ileriye sürmüşler, dava konusu taleplerin zorunlu arabuluculuğu gerektirdiğini, zorunlu arabuluculuğa gidilmediğinden dolayı davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlar; dava dilekçesi anlatımında alacağın davacı tarafından bilinecek durumda olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, alacağın temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, imzasız olduğunu, bu nedenle davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın haksız olduğunu, dava dilekçesinin usulüne uygun düzenlenmediğini, maddi vakaların açıklanmadığını, nelerle ispat edileceğinin gösterilmediğini; kaldı ki davanın zaman aşımına uğradığını; -------- ailelerinin ortaklıklarına 2008 yılı Ekim ayında son verildiğini, o tarihten 15 yıl geçtikten sonra açılan davanın, adi ortaklık için belirlenen 5 yıllık zaman aşımı süresini çoktan aştığını, davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, bunca zamandan sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu, davacıların aynı adi ortaklık ilişkisine dayalı çok sayıda açtıkl...