Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, aldatma iddiasıyla sözleşmenin hükümsüzlüğü ile sözleşme bedelinin iadesine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalının işlettiği .... Yemekleri isimli iş yerinin 250.000-TL bedel ile devri hususunda davalı ile anlaştıklarını, 200.000-TL ödemeyi banka aracılığıyla, 50.000-TL ödemeyi ise elden yaptığını, taşınmaz sahibinin iş yerinin devrinde rızasının olduğu söylenmişse de, taşınmaz sahibinin işyerini tahliye etmelerini istediğini, tahliye sonucunda taşınmazda tekstil atolyesi kurulduğunu, davalının kendilerini aldatarak hisse devrini gerçekleştirdiğini, irade fesadı gerekçesi ile hisse devri sözleşmesini iptal etiklerini ve ödenen bedelin iadesini talep ettiklerini, mal sahibi ve davalının başka bir dükkan bulabileceğini beyan ettiğini,...
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/76 Esas KARAR NO : 2024/1155
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2022 KARAR TARİHİ : 10/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, aldatma iddiasıyla sözleşmenin hükümsüzlüğü ile sözleşme bedelinin iadesine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalının işlettiği .... Yemekleri isimli iş yerinin 250.000-TL bedel ile devri hususunda davalı ile anlaştıklarını, 200.000-TL ödemeyi banka aracılığıyla, 50.000-TL ödemeyi ise elden yaptığını, taşınmaz sahibinin iş yerinin devrinde rızasının olduğu söylenmişse de, taşınmaz sahibinin işyerini tahliye etmelerini istediğini, tahliye sonucunda taşınmazda tekstil atolyesi kurulduğunu, davalının kendilerini aldatarak hisse devrini gerçekleştirdiğini, irade fesadı gerekçesi ile hisse devri sözleşmesini iptal etiklerini ve ödenen bedelin iadesini talep ettiklerini, mal sahibi ve davalının başka bir dükkan bulabileceğini beyan ettiğini, davalının sözleşme öncesi sorumluluğua aykırı davranarak kusurlu davranışı ile dürüstlük kuralına aykırı hareketi ile zararlarının doğduğunu, hem haksız fiil sorumluluğu hem de sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında zararlarının giderilmesi gerektiğini iddia ederek, 200.000-TL bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; işletme devrinin ayıpsız ve eksiksiz gerçekleştiğinin davacı kabulünde olduğunu, devirden çok sonra kiraya veren ile davacı kiracı arasında yaşanan sorun nedeniyle taşınmazı boşaltmaları kapsamında sözleşmenin iptalinin talep edilemeyeceğini, mal sahibinin devre yanaşmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının devirden uzun süre sonra istenen karı elde edememesi nedeniyle bu tarz yöntemler ile parayı geri almaya çalıştığını, kira ilişkisi nedeniyle yaşanan problemleri ispata yarar evrakın bulunmaması kapsamında davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında ev yemekleri ile ilgili işletmenin devrine ilişkin sözleşmenin, davalının taşınmaz malikinin işletme devrine onayı olduğunu beyan ederek davacıyı aldatması sonucunda kurulup kurulmadığı, sözleşmenin hükümsüz olup olmadığı ile sözleşme bedeli iadesi talebinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. TBK.nın 36.maddesi uyarınca; taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Aldatılan, aldatmayı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde işbu sözleşme ile bağlı olmadığını aldatana bildirmelidir, belirtilen bu süre hak düşürücü niteliktedir. İşbu dava tarihi 26.09.2022 olmakla, davacının aldatmayı öğrendiği tarih, dükkan malikinin dükkanı ziyaret ettiğini belirttiği 2021 Eylül ayı sonu olmakla, öğrenmenin hak düşürücü süre sona ermeden işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, işyerinin devri ...