Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ---------- kulaklı peluş şapka sipariş ettiğini ve ürünlerin müvekkiline teslim edildiğini, devam eden süreçte ürün paketleri açıldıktan sonra yapılan incelemelerde ürünlerin siparişe konu özellikte olmadıklarının fark edildiğini ve durumun derhal davalıya bildirilerek ayıplı ürünlerin iade alınması gerektiği hususu dile getirildiğini ayrıca iade faturasının da kesildiğini ancak davalı tarafça, arabuluculuk süreci de dahil olmak üzere şu ana kadar problemi çözücü herhangi bir adım atılmadığını, müvekkiline teslim edilen ürünlerin boyutları, onaylı çekim numunelerinin boyutlarından bariz şekilde küçük olduğunu, teslim edildiği haliyle kulak uzunluğunun on beş cm gelen ürün çekim...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/918 ESAS KARAR NO:2025/197 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 19.12.2023 KARAR TARİHİ: 04.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ---------- kulaklı peluş şapka sipariş ettiğini ve ürünlerin müvekkiline teslim edildiğini, devam eden süreçte ürün paketleri açıldıktan sonra yapılan incelemelerde ürünlerin siparişe konu özellikte olmadıklarının fark edildiğini ve durumun derhal davalıya bildirilerek ayıplı ürünlerin iade alınması gerektiği hususu dile getirildiğini ayrıca iade faturasının da kesildiğini ancak davalı tarafça, arabuluculuk süreci de dahil olmak üzere şu ana kadar problemi çözücü herhangi bir adım atılmadığını, müvekkiline teslim edilen ürünlerin boyutları, onaylı çekim numunelerinin boyutlarından bariz şekilde küçük olduğunu, teslim edildiği haliyle kulak uzunluğunun on beş cm gelen ürün çekim numunesinde ve kalıpta on dokuz cm olduğunu, kalıbı özellikle başörtüsü üzerine takılabilecek pazar anlamında da kurumsal kimlik anlamında da ürünlerden fayda sağlanılmasının mümkün olmadığını, bu haliyle, bahsi geçen ayıp üründeki dikiş ve imalat kusurlarıyla da birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin mağdur olduğunu, ilgili Mevzuat hükümlerinde de belirtildiği üzere; ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren malların, ayıplı mal olarak kabul edildiğini, mevcut olan ayıp dolayısıyla davacı müvekkilinin makul olarak beklediği faydaların ortadan kalktığını, davaya konu ürünlerdeki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, söz konusu ürünlerde gizli ayıbın var olduğunu, ürünlerdeki ayıpların davalı kaynaklı olduğunu ve davanın haklılığının tespit edileceğini, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, dava konusu ürünlerin ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde yalnızca dava şartı arabuluculuk sürecine ilişkin (İlk oturum, son tutanak v.s.) tutakların sunulduğunu, ispat külfeti kendisinde olan davacının delillerini verilen kesin sürede sunmamış olması davasını ispat hakkını yitirmesine yol açmakla sonradan sunulacak delillere muvafakat etmediklerini, bu nedenle ispatlanamayan davanın öncelikle reddini, davada harca esas değer gösterilmediğinden tamamlatılması için ara karar oluşturulmasını aksi takdirde davanın usuld...