Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Mobilya imalatı yapan bir şahıs şirketi olduğunu, davalı firma ile olan Ticari ilişkisi de davalı yanın müvekkiline mobilya siparişi ile mobilya yaptırması ile oluştuğunu, 30.03.2023 Tarihli Faturada görüleceği üzere verilen sipariş ile 50 Adet Hareketli keson, 2 Adet karşılama bankosu, 3 adet makam takımı siparişi karşılığında 159.000,00 + 12.720,00 KDV = 171.720,00 TL karşılığında imalat yapıldığını, davalı şirketin müvekkilinin düzenli ve temiz çalışmasından memnun olarak bu defa yine müvekkili firmaya, 50 Adet Hareketli keson, 2 Adet karşılama bankosu, 3 adet makam takımı siparişi verdiğini, bu imalat tutarının karşılığının ise 200.000,00 + 20.000,00 KDV = 220.000,00 TL olduğu 01.09.2023 tarihli faturadan...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/88 ESAS KARAR NO: 2025/127 DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ: 29/01/2024 KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Mobilya imalatı yapan bir şahıs şirketi olduğunu, davalı firma ile olan Ticari ilişkisi de davalı yanın müvekkiline mobilya siparişi ile mobilya yaptırması ile oluştuğunu, 30.03.2023 Tarihli Faturada görüleceği üzere verilen sipariş ile 50 Adet Hareketli keson, 2 Adet karşılama bankosu, 3 adet makam takımı siparişi karşılığında 159.000,00 + 12.720,00 KDV = 171.720,00 TL karşılığında imalat yapıldığını, davalı şirketin müvekkilinin düzenli ve temiz çalışmasından memnun olarak bu defa yine müvekkili firmaya, 50 Adet Hareketli keson, 2 Adet karşılama bankosu, 3 adet makam takımı siparişi verdiğini, bu imalat tutarının karşılığının ise 200.000,00 + 20.000,00 KDV = 220.000,00 TL olduğu 01.09.2023 tarihli faturadan görüleceğini, bu sipariş sonrasında da davalı şirket tarafından 10 adet keson siparişi verildiğini yapılan bu imalatın tutarı ise 16.500,00 TL olduğu 07.09.2023 Tarihli Faturadan da görüleceğini, müvekkilinin bir anda banka hesaplarına haciz gelmesi üzerine kendisi hakkında icra takibi yapılarak kesinleştirilmiş olunduğunu, kesinleşen bu takibe istinaden de hacizlerin geldiğini görmesi üzerine yapılan incelemede davalı şirket tarafından, 02.10.2023 Tarihinde iade faturası kesildiği, Kesilen bu iade faturasına istinaden müvekkilinden 220.000,00-TL alacaklı olarak icra takibi başlatıldığını ve ödeme emrinin e-tebliğ şeklinde yapılmak sureti ile kesinleştirilmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ile görüştüğünde tehdit edildiğini beyan ettiğini, arabuluculuk müracaatında bulunduklarını ve uzlaşma sağlanamamıştır şeklinde tutanak tutulduğunu, davalı tarafın faturanın kabulünden sonraki süreçte 02.10.2023 Tarihinde yani aradan tam 1 ay geçmesinden sonra iade faturası düzenleyerek alacaklı olduğuna karine oluşturmasının hukuken kabul edilebilir olmadığını, kesilen faturayı 8 günlük sürede itiraz etmeyen ve ticari defterine işlemeden geri göndermesi gereken davalının yine bu 8 günlük sürede faturanın içeriğine de itiraz etmeyen davalının iade faturası keserek, alacaklı olduğundan bahisle yapmış olduğu takipte alacaklı olduğunun kabulüne imkan bulunmadığını, davalı tarafın sadece ödemekle yükümlü olduğu fatura karşılığını ödememek amacıyla kötü niyetli olarak iade faturası düzenleyip gönderdiği ve bu faturanın uets olarak gönderilmesi sebebi ile şahıs olan müvekkiline yapılan tebliğ işlemini fark edememesi sebebi ile icra takibini kesinleştirmek suretiyle müvekkilinden alacak tahsili ile haksız kazanç sağlamasının kabul edilemeyeceğini, söz konusu faturayı iade etmemiş olmasının altında başka arayış ve amaç peşinde koştuğunun çok açık bir biçimde görüldüğünü, yapılan icra takibinin ha...