İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 14.03.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, tutanağın 3. Maddesi gereğince tasfiye memuru ...'ın istifasının görüşülerek kabul edildiğini, tutanağın 4. maddesi ile ... ve ...'in tasfiye memuru olarak atandığını, her iki hususun TTK gereğince tescili zorunlu hususlar olduğundan, tescil için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu, Sicil Müdürlüğünce TTK'da dayanağı olmayan gerekçelerle yönetim kurulu ile seçim yapılması gerekir denilerek talebin reddine karar verildiğini, bu karara itirazen mahkemeye başvurmak ve tescil talep etmek gerektiğini beyanla, itirazlarının kabulü ile tescil talebine engel...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1954 Esas KARAR NO: 2025/488 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2023/560 esas- 2024/433 karar TARİHİ: 10/07/2024 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz KARAR TARİHİ: 20/03/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 14.03.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, tutanağın 3. Maddesi gereğince tasfiye memuru ...'ın istifasının görüşülerek kabul edildiğini, tutanağın 4. maddesi ile ... ve ...'in tasfiye memuru olarak atandığını, her iki hususun TTK gereğince tescili zorunlu hususlar olduğundan, tescil için İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulduğunu, Sicil Müdürlüğünce TTK'da dayanağı olmayan gerekçelerle yönetim kurulu ile seçim yapılması gerekir denilerek talebin reddine karar verildiğini, bu karara itirazen mahkemeye başvurmak ve tescil talep etmek gerektiğini beyanla, itirazlarının kabulü ile tescil talebine engel olmayan red gerekçelerinin hukuka aykırılığının tespiti ile tamamen kanunlara uygun olarak alınan tasfiye memurluğundan istifa ve tasfiye memuru atanması kararlarının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili tarafından red kararı yazılmadığını, 22.10.2019 tarihli ihtar gereğince işlem yapılması gerekçesiyle iade edilen 14.03.2023 tarihli genel kurulun tescilinin istenildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34. Maddesi hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yasal şartlar oluşmus ise yapılan işlemlerle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde ise tescil talebini gerekçe göstererek ret kararı verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.407/f.2.e bendi gereğince, şirketin feshi (tasfiyeye girişi) genel kurulun devredilmez yetkileri arasında yer aldığını, yine tasfiyeye giriş kararınında da, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.418'e uygun olması gerektiğini, tasfiyeye girişe ilişkin genel kurul kararı bulunmadan, tasfiyeye giriş tescili başvurusunun doğrudan yönetim kurulu tarafından yapıldığını, müvekkili müdürlüğünde bu kararı sehven tescil ettiğini, tasfiyeye giriş kararı, anılan hükümler doğrultusunda, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olduunu, müvekkil tarafından tescili yapılan karar batıl veyahut da geçersiz olduğundan müvekkilin, tescil edilen olguları, mahkeme kararı bulunmaksızın re'sen silme yetkisi de bulunmadığından; dava konusu şirketin, tasfiyeye girişe ilişkin kararının silinmesi veyahut da söz konusu yönetim kurulu kararının, olması gerektiği şekilde genel kurul tarafından onaylanması gerektiğini mevzuata uygun olarak değerlendirildi...