DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak takibe konu 31.09.2015 tarihli, 22.980,00 TL bedelli ... Bankası A.Ş. İstinye Şubesi'ne ait çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle menfi tespit davası açma zorunluluğu doğduğunu ,icra dosyasının incelenmesi halinde, müvekkiline atfen atılan imzanın sahte olduğu ve müvekkili şirkete ait olmadığı çıplak gözle dahi görülebileceğini, icra takibine konu çekin, müvekkili tarafından keşide edilmediğini ve bilirkişi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1626 KARAR NO: 2025/540 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/02/2022 NUMARASI: 2018/125 E. - 2022/140 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak takibe konu 31.09.2015 tarihli, 22.980,00 TL bedelli ... Bankası A.Ş. İstinye Şubesi'ne ait çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle menfi tespit davası açma zorunluluğu doğduğunu ,icra dosyasının incelenmesi halinde, müvekkiline atfen atılan imzanın sahte olduğu ve müvekkili şirkete ait olmadığı çıplak gözle dahi görülebileceğini, icra takibine konu çekin, müvekkili tarafından keşide edilmediğini ve bilirkişi incelemesi sonucunda imzaların birbirinden farklı olduğunun ortaya çıkacağını, ayrıca, çekin keşide tarihi olarak 31.09.2015 tarihinin gösterildiğini, ancak Eylül ayının 31 gününün bulunmadığını, bu nedenle çekin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ve kambiyo senedi vasfını taşımadığını, davalı alacaklının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu ve ticari itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğramaması ve ticari ilişkilerinin daha fazla zarar görmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle menfi tespit davasının kabulüne, icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına ve davalının kötü niyetli takibi nedeniyle %20den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davacı tarafın menfi tespit davasında çek üzerindeki şirket kaşesi altındaki imzalara açıkça itiraz ettiğini, ancak davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili bankanın alacağını sürüncemede bırakma amacıyla kötü niyetli olarak açıldığını, davacının imzalara hukuki dayanaktan yoksun şekilde itiraz ettiğini, imza tarihinden önce düzenlenmiş diğer evraklar üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında imzaların müvekkili banka lehine doğrulanacağının ortaya çıkacağını, çekin keşide tarihinin 31.09.2015 olarak gösterilmesinin çekin geçerliliğini etkilemeyeceğini, Yargıtay kararlarına göre bu tür durumlarda keşide tarihinin o ayın son günü olarak kabul edilmesi gerektiğini, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2004/10-200 Esas, 2004/218 Kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2000/1011...