Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkiline ait ... yabancı plakalı ... markalı araca davalının sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından arkadan çarpmak suretiyle kaza meydana geldiğini, sigortalı tarafından davalıya aynı gün kazanın ihbar edildiğini, müvekkilinin tatil amaçlı Türkiye'de bulunması ve dönüş tarihinin gelmiş olması sebebiyle aracın tamir edilemediğini, müvekkilinin mutad ikametgahının Almanya olduğunu, aracın Almanya'da bir eksper tarafından muayene edilerek eksper raporu düzenlendiğini, 7.205,45 Euro masraf oluştuğunu belirterek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödeme tarihideki geçerli Euro-TL kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/115 KARAR NO: 2025/551 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 22/09/2021 NUMARASI: 2020/378 Esas - 2021/790 Karar DAVANIN KONUSU: Araç hasar tazminatı KARAR TARİHİ: 27/03/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkiline ait ... yabancı plakalı ... markalı araca davalının sigortalısı olan ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından arkadan çarpmak suretiyle kaza meydana geldiğini, sigortalı tarafından davalıya aynı gün kazanın ihbar edildiğini, müvekkilinin tatil amaçlı Türkiye'de bulunması ve dönüş tarihinin gelmiş olması sebebiyle aracın tamir edilemediğini, müvekkilinin mutad ikametgahının Almanya olduğunu, aracın Almanya'da bir eksper tarafından muayene edilerek eksper raporu düzenlendiğini, 7.205,45 Euro masraf oluştuğunu belirterek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödeme tarihideki geçerli Euro-TL kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsil edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile maddi hasar bedeli 2.800 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek ve hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda eksiklikler olduğunu, kazanın 2019 yılında vuku bulduğu düşünüldüğünde aracın değerinin tamir masraflarının üzerinde olduğunu, bilirkişinin, mahkeme tarafından kendisinden beklenmeyen konularda görüş beyan ettiğini, buna göre aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağının dava konusu olmadığını, bilirkişi raporuna dayanarak yerel mahkemenin aracın yurt dışı piyasa değerini de çok düşük tespit ettiğini, alman ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihte ve aracın donanımı da göz önüne alındığında araca biçilen 7.000 Euro piyasa değerine göre gayet normal olduğunu, aradan iki yıl geçtikten sonra aracın piyasa değerinin düşük olmasının müvekkilin kusuru değil geciken adaletin sorunu olduğunu, müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, mutad ikametgahının da yurt dışı olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde sadece tatil amaçlı olarak, sınırlı bir süre için Türkiye'de bulunduğunu, ilk derece mahkemesinin bu hususu yeterince değerlendirmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili, sigorta bedeli, sigorta değeri ve ödenecek tazminat tutarının belirlenmesinde müvekkilinin yürürlükteki mevzuata ve sigortacılık icaplarına uygun hareket ettiğini, aracın hasarı ile ilgili tespit yapılamaması nedeniyle bedelsiz kapatıldığını, aracın yurtdışında olduğundan dolayı görülemediğini, bu sebeple araç ekspertizi yapılamadığını, hasar bedeli açısından, Türkiye de belirlenen gerçek hasar bedelinin hesaplanma...