İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından satılıp davalıya teslim edilen mallar için düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, tahsili için girişilen takibe de icra dairesinin yetkisi ve borç yönünden itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkili hakkında girişilen takip sebebiyle açılan itirazın iptali davasının müvekkilinin adresi olan Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, davacı şirketin ... A.Ş. olarak faaliyetini sürdürdüğü sırada ... Antalya A.Ş. ile birleştiğini ve bu birleşmenin müvekkillerine bildirildiğini, 02/07/2020 tarihi itibariyle...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/11/2021 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/03/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından satılıp davalıya teslim edilen mallar için düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, tahsili için girişilen takibe de icra dairesinin yetkisi ve borç yönünden itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, müvekkili hakkında girişilen takip sebebiyle açılan itirazın iptali davasının müvekkilinin adresi olan Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, davacı şirketin ... A.Ş. olarak faaliyetini sürdürdüğü sırada ... Antalya A.Ş. ile birleştiğini ve bu birleşmenin müvekkillerine bildirildiğini, 02/07/2020 tarihi itibariyle tüm ticari bakiyelerin davacı adına virman yapıldığını, 31/12/2019 tarihli şirketler arasında yapılan mutabakatta müvekkili şirket borç bakiyesinin 263.241,33 TL olduğuna mutabakata varıldığını, bundan sonra çeklerle yapılan ödeme sonucu müvekkilinin bakiye borcunun 21.172,59 TL kaldığını, davacının, müvekkili tarafından ödemeler yapılmaktayken bu kez müvekkiline gönderdiği ihtarname ile 192.242,39 TL vade farkından kaynaklanan fatura düzenleyip ödenmesi için ihtarname çıkardığını, oysa vade farkı hakkında fatura düzenlenebilmesi için TBK'nın 131. maddesine göre taraflar arasında buna imkan veren bir sözleşmenin yapılmış olması gerektiğini, dolayısıyla asıl borç sona erdiğinde vade farkı talep etmeyen davacının sonradan ihtarname göndermesi ya da bunun için bir fatura düzenlemesinin mümkün olmadığını, davacının talep ettiği 43.406,03 TL'nin bu vade farkına ilişkin olduğunu, davacının ancak ihtar tarihinden itibaren vade farkı talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...taraflar arasında davacının davalıdan sattığı ürün bedelinden dolayı alacağı olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık sadece bunun miktarının 1,06 TL'sine tekabül etmektedir. Mahkememiz davalı defterlerindeki kayda itibar etmiştir. Bundan sonra davacının talep ettiği vade farkı alacağının davalıdan istenip istenemeyeceği konusuna gelince davacı dayanağı olduğunu belirttiği sözleşme örneğini dosyaya sunmuş ise de bu sözleşme örneğinde davalının imzasının olmadığı görülmüştür. Bu durumda malın teslimi tarihinden itibaren aylık % 5 oranında vade farkı talep edilmesinin bir dayanağının olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu takdirde davacının talep edebileceği vade farkından kaynaklana...