MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 25/04/2024 NUMARASI: 2024/5 E. - 2024/123 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstinaf yoluna başvuran davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/5 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 2024/123 tarih ve 25/04/2024 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi. Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "..." markasının 2011 06466 numarası ile 35, 37 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, uzun yıllardır mimarlık ve mühendislik alanında tanınan bir marka olduğunu, davalının aynı sektörde hizmet vermesi nedeniyle müvekkili firmanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1171 KARAR NO: 2025/294 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 25/04/2024 NUMARASI: 2024/5 E. - 2024/123 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstinaf yoluna başvuran davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/5 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 2024/123 tarih ve 25/04/2024 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi. Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "..." markasının 2011 06466 numarası ile 35, 37 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, uzun yıllardır mimarlık ve mühendislik alanında tanınan bir marka olduğunu, davalının aynı sektörde hizmet vermesi nedeniyle müvekkili firmanın varlığından habersiz olmasının mümkün olmadığını "..." markasının özgün bir marka olduğunu, davalının kötü niyetli olarak marka bilinirliğinden ve itibarından faydalanmak suretiyle aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, SMK Madde 29 uyarınca izinsiz ve meşru bir bağlantı olmaksızın marka kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının firmanın itibarına zarar verdiğini, marka kullanımının durdurulması gerektiğini, bu kapsamda "..." markasının ve isminin kullanımının durdurulmasını, ticaret unvanının terkinini, davalı firmanın internet ortamındaki içeriklerinin engellenmesini ve tüm yazılı ve görsel içeriklerin kaldırılmasını, 6769 sayılı SMKnın 159. maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, SMK Madde 150 uyarınca markaya tecavüz ve TTK Madde 52 ve 55 kapsamında haksız rekabet teşkil eden "..." adıyla verilen hizmetin durdurulmasını, her türlü tanıtım evrakına el konulmasını ve internet yer sağlayıcılarının erişime engellenmesini , "..." markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, SMK Madde 149/1-g uyarınca hükmün bir gazetede yayımlanması, SMK Madde 150 gereğince markanın izinsiz ve yasaya aykırı kullanımı nedeniyle davalının elde ettiği kazanca göre ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; Müvekkilinin "..." ibaresini 2010 yılından itibaren mimarlık ve inşaat sektöründe ticaret unvanı olarak kullandığını, ticaret unvanlarının işletmeleri ayırt etmeye, markaların ise malları ve hizmetleri ayırt etmeye yaradığını, bu iki işaretin fonksiyonlarına uygun kullanımı halinde karıştırılma ihtimalinin düşük olduğunu, müvekkilinin tescilli ticaret unvanı kullanımının haksız bir kullanım teşkil etmediğini, davacı...