Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerce genel temizlik işine ilişkin sözleşmelere istinaden işyerlerinde çalıştırılan, dava dışı işçi ...'nin, 23.02.2021 tarihinde emekliye ayrıldığını, kıdem tazminatı ödemesinin tamamının müvekkili kuruluş tarafından ödendiğini, müvekkili kuruluşun yaptığı ödeme davalıların sorumluğunu ortadan kaldırmayacağını, emekliye ayrılan işçinin bünyelerinde çalıştığı hizmet sürelerine karşılık sorumlulukları oranında davalılara hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücu hakkının bulunduğunu belirterek, 35.682,86 TL'nin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... ... ... . A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini,...
T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/357 Esas - 2024/610 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/357 Esas KARAR NO : 2024/610
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2023 KARAR TARİHİ : 04/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketlerce genel temizlik işine ilişkin sözleşmelere istinaden işyerlerinde çalıştırılan, dava dışı işçi ...'nin, 23.02.2021 tarihinde emekliye ayrıldığını, kıdem tazminatı ödemesinin tamamının müvekkili kuruluş tarafından ödendiğini, müvekkili kuruluşun yaptığı ödeme davalıların sorumluğunu ortadan kaldırmayacağını, emekliye ayrılan işçinin bünyelerinde çalıştığı hizmet sürelerine karşılık sorumlulukları oranında davalılara hizmet alım sözleşmesi kapsamında rücu hakkının bulunduğunu belirterek, 35.682,86 TL'nin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... ... ... . A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise, davanın esası yönünden, müvekkili şirketin üst işverenin emir ve talimatları ile bağlı olduğunu, bu bağlamda çalışanlarının işe alımı ve/veya işten çıkışı gibi hususlarda üst işveren tek başına yetkili olduğunu, Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca davalı şirketlerin sorumluluğuna hükmedilecekse dahi her bir şirketin sorumluluğu, alt işveren olarak çalıştığı süreyle kısıtlı ve bu kısıtlı sürede çıkan miktarın 1/2 oranında olması gerektiğini, davacının tazminat ödediği işçiye ödediği tazminatlardan müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için, işçinin müvekkil şirket nezdinde çalıştırdığı sürenin sonundan itibaren 2 yıl sürenin geçmemesi gerektiğini, aksi takdirde müvekkilinin sorumluluğu zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalıların yasal süre içerisinde, cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. 09/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamındaki SGK kayıtlarına göre, dava dışı işçinin 01/05/2008-01/02/2021 tarihleri arasında davacının alt işveren şirketlerinde toplamda 4420 gün (12 yıl, 3 ay, 10 gün) çalışması tespit edilmiş ise de, dosya kapsamında dava dışı işçinin ücret bordroları veyahut davacı tarafın ödemesine dayanak yapılan kıdem tazminatı tahakkuk cetveli bulunmadığından, kıdem tazminatına esas alınan işten ayrıldığı tarihteki brüt ücreti tespit edilemediği, bu sebeple dava dışı işçinin hak kazandığı kıdem tazminatı hesaplaması yapılamadığı, dava dışı işçinin kıdem tazminatına esas alınan işten ayrıldığı tarihteki brüt ücretine ilişkin belgelerin dosyaya kazandırılması halinde, davacı tarafından dava dışı işçiy...