DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 01/02/2010 tarihli elektrik enerjisine satışına ilişkin sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamında satın alınan elektrik bedellerine ait faturaların düzenli ödendiğini, ancak faturalarda kayıp kaçak bedeline de yer verildiğini, Yargıtay kararlarına göre kayıp kaçak bedellerinin dürüst biçimde elektrik tüketen kişilerden tahsil edilemeyeceğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 259.405,64-TL kayıp kaçak bedelinin ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf ise davanın reddini savunmuş, tahsile edilen kayıp kaçak bedellerinin ...'a ödendiğini, bu sebeple davanın ...'a ihbarı gerektiğini, davalının lisanslı üretim faaliyeti gösteren bir tüzel kişilik olduğunu, daha önceleri elektriğin müşteri...
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. . DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 14/02/2018 KARAR TARİHİ : 05/12/2018 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 01/02/2010 tarihli elektrik enerjisine satışına ilişkin sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamında satın alınan elektrik bedellerine ait faturaların düzenli ödendiğini, ancak faturalarda kayıp kaçak bedeline de yer verildiğini, Yargıtay kararlarına göre kayıp kaçak bedellerinin dürüst biçimde elektrik tüketen kişilerden tahsil edilemeyeceğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 259.405,64-TL kayıp kaçak bedelinin ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf ise davanın reddini savunmuş, tahsile edilen kayıp kaçak bedellerinin ...'a ödendiğini, bu sebeple davanın ...'a ihbarı gerektiğini, davalının lisanslı üretim faaliyeti gösteren bir tüzel kişilik olduğunu, daha önceleri elektriğin müşteri sayacında teslim edildiğini dolayısıyla sözleşme birim fiyatı üzerinden enerji bedeli ödendiğini, bu sebeple mevzuattan kaynaklanan diğer masrafların tedarikçi tarafından karşılandığını, 2010 yılından itibaren EPDK tarafından yapılan düzenlemeler gereğince yöntem değişikliği yapıldığını, elektriğin çıplak fiyatının düşürüldüğünü, ancak artı sayaçta teslimden vazgeçilerek kayıp kaçak bedellerinin de maliyet unsuru olarak nazara alındığını, bu işlemlerde davalının kusuru bulunmadığını, EPDK kararlarına ve yürürlükteki mevzuata uygun davrandığını, faturalarda kayıp kaçak bedelinin aktif enerji bedelinin içine gizlenmediğini, ayrıca tahsil edildiğini ihtirazi kayıt ileri sürülmeden yapılan ödemelersebebiyle iade istenemeyeceğini, faturalar itiraz edilmediğini, Danıştay 13. Hukuk Dairesinde görülen ...Esas sayılı dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Eldeki dava sözleşme sebebiyle alacak davasıdır. Yapılan yargılama sonucunda mahkememize ait... Esas sayılı dosyasında davanın reddine dair verilen karar temyiz edilmiş ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2016/5489 esas 2017/17017 sayılı kararı ile dava açıldıktan sonra hasıl olan yasa değişikliği nedeniyle davacının dava açmasında haksız sayılamayacağı cihetle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi ve yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce bozmaya uyulmuştur. Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 günlü ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar Sayılı ilamıyla; 4628 sayılı Elek...