DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkillerinden ... ile davalı firma arasında, 28.06.2013 tarihinde imzalanan Acentelik Sözleşmesi ve sair sözleşmelerin imzalandığını, müvekkilinin, davalı şirketin ... Şubesi Acenteliğini yürüttüğünü ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin en son 08.08.2018 tarihinde düzenlenen kasa teslim tutanağı ile sona erdiğini, dava konusu bononun ise, anılan sözleşmenin başlangıcında, sözleşmenin 39.maddesi gereğince, davalı ...'in sözleşmeden kaynaklanacak borçlarının teminatı olarak, sadece bedel kısmı (50.000 USD) doldurulmak ve sair kısımları boş bırakılıp, kefili olan diğer...
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/164 Esas KARAR NO : 2024/811
DAVA : Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/03/2023 KARAR TARİHİ : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkillerinden ... ile davalı firma arasında, 28.06.2013 tarihinde imzalanan Acentelik Sözleşmesi ve sair sözleşmelerin imzalandığını, müvekkilinin, davalı şirketin ... Şubesi Acenteliğini yürüttüğünü ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin en son 08.08.2018 tarihinde düzenlenen kasa teslim tutanağı ile sona erdiğini, dava konusu bononun ise, anılan sözleşmenin başlangıcında, sözleşmenin 39.maddesi gereğince, davalı ...'in sözleşmeden kaynaklanacak borçlarının teminatı olarak, sadece bedel kısmı (50.000 USD) doldurulmak ve sair kısımları boş bırakılıp, kefili olan diğer davacı ... ile birlikte imzalanmak suretiyle, davalı şirkete teslim edildiğini, bononun bedelinin 50.000 USD olmasına rağmen, sanki taraflar arasındaki sözleşmenin resmi anlamda 08.08.2018 tarihinde sona ermesinden sonra verilmiş gibi, bonoya sonradan düzenleme tarihi olarak 17.08.2018 tarihinin yazılarak ve dava konusu bono bedelinin, takip tarihi itibariyle yaklaşık 300.000,00 TL olduğu halde, kısmen takip yapılarak takibe konulmasının dahi, bononun gerçek bir borç miktarını yansıtmadığını, davalı tarafça, taraflar arasındaki ticari ilişki sona erdikten sonra, kendi kayıtlarına geçirdiği tek taraflı borç kayıtlarına dayalı işbu bononun teminat bonosu olduğunu ve takibe konu edilemeyeceğini tek başına ortaya koyduğunu, ayrıca davalı defterleri ve taraflar arasında imzalanan aylık hakkediş listeleri incelendiğinde, örneğin ..., ..., ... isimli acentelik işçilerine ilişkin davacıdan daha önceki tarihlerdeki hakkediş alacaklarından 23.457,41 TL kesinti yapıldığı halde, buna rağmen aynı miktarın tekrar davacı aleyhine borç olarak kaydedildiğini, müvekkili acente tarafından yapılan personel maaş ve sair ödemelerinin, daha önce hakkedişlerinden kesildiği halde, aynı miktarların tekrar müvekkili aleyhine borç olarak kaydedildiğini, müvekkilinin, acenteliği devrettikten sonraki döneme ait olan giderlerin, haksız olarak müvekkili aleyhine borç kaydedildiğini, Temmuz 2018 hakkediş fatura miktarı olan 21.851,60 TL ve Ağustos 2018 hakkediş fatura miktarı olan 7.888,24 TL'nin müvekkili lehine alacak kaydı yapılması gerekirken, aksine borçluymuş gibi, onun aleyhine borç olarak kaydedildiğini, davalı tarafından düzenlenip müvekkili tarafından imzalanan, 08.11.2019 tarih ve 003437 no.lu, 25.275,22 TL tutarlı gider pusulasına konu müvekkilinin alacağının, davalı kayıtlarına, müvekkili alacağı olarak kaydedilmediğini, müvekkilinin iki ayrı dönemdeki kasa teslimlerinde davalıya nakden teslim ettiği 16.674,61 TL ve 161,92 TL nakit teslimin, müvekkili lehine alacak kaydedilmediğinin görüleceğini, ....