Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/123 · K. 2024/853
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2019/123 K. 2024/853

E. 2019/123K. 2024/85331 Aralık 2024
tazminatkredi sözleşmesihaksız fiilhizmet sözleşmesiicra takibitazminat davasıbilirkişi raporutekerrürçek iptali
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanmış kredi sözleşmesi gereği kullandırılan kredinin esas borçlusu tarafından ödenmemesi sebebi ile sözleşmede kefalet imzası bulunan müvekkilinden talep edildiğini ve toplam ve tüm alacağın bütün fer'ileri ile kefil olan müvekkilinden tahsil edildiğini, 16/11/2011 tarihinde davalı tarafından yazılan yazı ile müvekkilinin alacağa halef olduğu kabul ile esas borçlu ve kefili aleyhinde yapılmış icra-i ve kaza-i takiplerde müvekkilinin halefiyeti kabul ve gereken temliklerin yapıldığının bildirilmiş olduğunu, kabul edilen halefiyetin aynı zamanda borçlunun veya borçlu adına üçüncü şahısların borç için vermiş oldukları teminatları kapsamakta olduğunu, halefiyetin kabul edildiği temliklerin...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/123 Esas KARAR NO :2024/853

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:29/03/2019 KARAR TARİHİ:31/12/2024

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanmış kredi sözleşmesi gereği kullandırılan kredinin esas borçlusu tarafından ödenmemesi sebebi ile sözleşmede kefalet imzası bulunan müvekkilinden talep edildiğini ve toplam ve tüm alacağın bütün fer'ileri ile kefil olan müvekkilinden tahsil edildiğini, 16/11/2011 tarihinde davalı tarafından yazılan yazı ile müvekkilinin alacağa halef olduğu kabul ile esas borçlu ve kefili aleyhinde yapılmış icra-i ve kaza-i takiplerde müvekkilinin halefiyeti kabul ve gereken temliklerin yapıldığının bildirilmiş olduğunu, kabul edilen halefiyetin aynı zamanda borçlunun veya borçlu adına üçüncü şahısların borç için vermiş oldukları teminatları kapsamakta olduğunu, halefiyetin kabul edildiği temliklerin yapıldığı ifadesine karşın teminatlar yapılan taleplerin karşılanmamış ve verilmemiş olduğunu, esas borçlunun ödeme gücü olmadığını, kefilin ödediğini miktarın ve mikyasla orantılı rücu hakkının kullanımı zararının telafisinin esas alacaklının görevi olduğunu, bu anlamda verilen teminatların temlike dahil edilerek kefilin girdiği zararlığın teminatlardan alınması için alacaklının görevlerinin olduğunu, yapılan talebe alacaklının cevap vermemiş olduğunu, TBK hükümleri paralelinde fiilin haksız olduğunu, fiilin kefile zarar verdiğini, ... Bankası Rekabet Kurulu kararı aleyhinde diğer bankalarla birlikte toplam 12 bankanın iş birliği ile faiz hadlerinde rekabet şartlarına muhalif hareket ederek alacağından fazla tahsilatta bulunduğunu, davalının haksız fiilin sorumluluğunu yüklenmek mecburiyetinde olduğunu, kefil ile davalı arasında ibra sözleşmesi imzalanmadığını ancak kefilin halefiyetinin yazı ile teyit edildiğini, kefaletin kullanımı ile doğan halefiyetin teminatları kapsamakta olduğunu, davalının, teyidine karşın teminatları bildirmemiş, kefilin kullanımına vermemiş zararın oluşumuna sebebiyet verdiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; müvekkilinin davalı tarafın talepleri gereklerini tamamen yerine getirdiğini, müvekkilinin kefalet sebebi ile yerine getirdiği yükümlülüğü halefiyet hukukunun hükümleri için talep haklarının doğumuna kaynak teşkil ettiğini, yapılmış taleplere karşın TBK kapsamında davalı tarafın elinde başından ve / veya sonradan oluşan teminatları devretmediğini, müvekkilinin rücu hakkını kullanmasına izin vermemiş, sessiz kalmış olduğunu, davalı tarafın haksız tutumunun ve fiilinin kanunla düzenlenmiş karşılığı tazminatı karşılamak mecburiyetinde olduğunu, davanın belirsiz alacak ve tazminat davası olduğunu, davalı ile olan kefalet akdi ilişkisi ve davalının toplumdaki ekonomik işlev ve gücünün alacak ve tazminatın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesin...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/243 · K. 2024/843

31 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/642 · K. 2024/850

31 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/820 · K. 2024/859

31 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/591 · K. 2024/852

31 Aralık 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/712 · K. 2024/846

31 Aralık 2024