Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin Kazakistan'da faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı şirket ile ticari ilişkisi kapsamında müvekkilinin siparişlerini Çin pazarında ürettirerek sattığını, ancak son verilen siparişe ilişkin ödemenin davalı tarafından alınmasına rağmen malın teslim edilmediğini ve ödemenin de iade edilmediğini, bu durumun müvekkilini zarara uğrattığını, 16/05/2014 tarihinde davalı firma hesabına 14.746,80 USD ödeme yapıldığını, yapılan yazışma ve görüşmelerden sonuç alınamayınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının kötüniyetli...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/927 KARAR NO: 2025/107 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/03/2021 NUMARASI: 2019/558 Esas, 2021/269 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 05/02/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin Kazakistan'da faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı şirket ile ticari ilişkisi kapsamında müvekkilinin siparişlerini Çin pazarında ürettirerek sattığını, ancak son verilen siparişe ilişkin ödemenin davalı tarafından alınmasına rağmen malın teslim edilmediğini ve ödemenin de iade edilmediğini, bu durumun müvekkilini zarara uğrattığını, 16/05/2014 tarihinde davalı firma hesabına 14.746,80 USD ödeme yapıldığını, yapılan yazışma ve görüşmelerden sonuç alınamayınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğunu ancak uzlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin alacağı olan 14.746,80 USDnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı firmanın Türkiye'de mukim olmayan yabancı bir firma olduğunu ve HMK ile MÖHUK'un ilgili hükümleri gereğince teminat gösterme zorunluluğunun yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini talep ettiklerini, dava konusu ticari ilişkinin 2014 yılında ... isimli şahıs ile kurulduğunu, 2014 yılı yaz ve kış sezonları için toplam 131.542,20 USD tutarında bir anlaşma yapıldığını, yaz sezonu kapsamında 21.625 USDlik ürünün Kırgızistana ihraç edildiğini ve bedelinin tahsil edildiğini, ancak sonraki etaplarda 14.746,80 USD tutarının müvekkilinin hesabına gelmesine rağmen daha önce elden alınan 30.000 USDnin, ihracat yapılacak firma adına banka aracılığıyla müvekkiline gönderilmesi için elden iade edildiğini, kış sezonunda ihracatı planlanan ancak bedeli ödenmediği için gerçekleşmeyen ürünlerin toplam değerinin 109.917,20 USD olduğunu, bu sebeple davacının iddia ettiği gibi yalnızca 14.746,80 USDlik bir anlaşma olmadığını, taraflar arasında toplam 131.542,20 USDlik bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının almayı taahhüt ettiği ürünlerin bedelini ödemediği halde müvekkiline ürettirdiğini ve sonrasında almaktan vazgeçtiğini, bu nedenle söz konusu 14.746,80 USDnin cayma bedeli olarak gelir kaydedildiğini, davacı tarafın tamamen varsayıma dayalı bir alacak talebinde bulunduğunu, buna rağmen mahkeme tarafından bir alacağa hükmedilmesi durumunda müvekkilinin uğradığı asgari 35.560,00 USD zararının takas ve mahsup edilmesi gerektiğini sav...