DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2024 Taraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan menfi tespite ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 9. İcra Müdürlüğü nezdinde 2019/10261 Esas numarasıyla başlatılan icra takibinde borçlu ...'nin 27.07.2020 tarihinde vefat ettiğini, Hilvan Noterliğinin 02931 yevmiye numaralı, 07.08.2020 tarihli mirasçılık belgesinden anlaşılacağı üzere geriye mirasçıları olarak davacıların kaldığını, muris ...'nin vefatı ile davalı bankanın talebi üzerine takibe davacılar üzerinden...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/456 Esas - 2024/1391 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/456 KARAR NO : 2024/1391
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2021 (Karar), 27/12/2021 (Ek Karar) NUMARASI : 2021/4 Esas 2021/543 Karar DAVACILAR : VEKİLİ DAVALI
DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2021 KARAR TARİHİ : 12/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2024
Taraflar arasındaki bankacılık işlemlerinden kaynaklanan menfi tespite ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 9. İcra Müdürlüğü nezdinde 2019/10261 Esas numarasıyla başlatılan icra takibinde borçlu ...'nin 27.07.2020 tarihinde vefat ettiğini, Hilvan Noterliğinin 02931 yevmiye numaralı, 07.08.2020 tarihli mirasçılık belgesinden anlaşılacağı üzere geriye mirasçıları olarak davacıların kaldığını, muris ...'nin vefatı ile davalı bankanın talebi üzerine takibe davacılar üzerinden devam edildiğini, davacılara 41.188,65 TL borç miktarı içeren muhtıra tebliğ edildiğini, borcun sebebi olarak Kredi Taahhütnamesi/Sözleşmesi, hesap özeti gösterildiğini, muris ...'nin davalı banka nezdinde herhangi bir kredi taahhütnamesi, sözleşmesi bulunmadığını, imzaların murise ait olmadığını, dolayısıyla bir borcu da bulunmadığını iddia ederek borca dayanak genel kredi ve teminat sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin mirasçı davacılar yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefil sıfatıyla borçlu-müteveffa tarafından imzalandığını, borçlu-müteveffanın müteselsil kefaleti kanunun aradığı şartları taşımakta olup borçtan sorumlu olduğunu, Türk Borçlar Kanununun 584. maddesinin 1. fıkrası gereğince borçlu-müteveffa ...'nin eş muvafakati de olduğunu, atılan imza ile borçluya ait diğer imza örnekleri arasında basit bir karşılaştırma yapıldığında dahi gözle görülür bir farklılık bulunmadığını, müteselsil kefil hakkında icra takibine başlanabilmesi için asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalmasının yeterli olduğunu, kefalet borcu, kefilin vefat etmesiyle sona ermeyeceğini, mirasçıların kefalet borcundan müteselsilen sorumlu olacağını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2019/ 110261 sayılı icra takibine dayanak ıslak imzalı 05.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesindeki imzanın murisin eli ürünü olmadığı, kredi sözleşmesinde asıl borçlunun murisin oğlu olduğu, muris eşinin kefalet yönünden eş sıfatı ile imzasının bulunduğu ve bu imzalara itirazın olmadığı gözetildiğinde murisin im...