MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/09/2024 NUMARASI: 2024/653 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında elektrik taşeronluğu sözleşmesi olduğunu, işi gereği gibi yaptıklarını, fatura kestiklerini ve her iki taraf defterinde de faturanın mevcut olduğunu, davalının ödeme yapmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması olduğunu ileri sürerek davalı şirketin taşınır-taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1658 KARAR NO: 2025/51 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/09/2024 NUMARASI: 2024/653 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında elektrik taşeronluğu sözleşmesi olduğunu, işi gereği gibi yaptıklarını, fatura kestiklerini ve her iki taraf defterinde de faturanın mevcut olduğunu, davalının ödeme yapmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olarak mal kaçırma ihtimalinin yüksek olması olduğunu ileri sürerek davalı şirketin taşınır-taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, yapılan icra takibine itiraz ile alacağın çekişmeli hale geldiği, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, İİK m.257 şartları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, takibe konu alacağın taşeron sözleşmesinde belirtilen edimlerin davacı tarafından tam ve eksiksiz yerine getirilmesi ile muaccel hale geldiğini ve ihtiyati haciz konulması şartlarının oluştuğunu, mahkemece genel ve soyut gerekçelerle taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. İİK'nın 257/1. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmü, İİK'nın 258/1. maddesinde ise; "Alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." hükmü yer almaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Yukarıda açıklanan madde hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haci...