Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıların muhtelif tarihlerde değişimler olmakla birlikte ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı ... ile 2017 yılından beri ...'a gözlük satışı yaparak ticari faaliyetini sürdürmekte iken, 2019'dan sonra toplamı 6.000.000,00 TL'yi aşkın senetlerin tahsil edilememesi sebebiyle ticari ilişkinin sonlandırıldığını, tüm bu süreçte, şirket ortakları ve yöneticileri davalılar ... ile ...'ın müvekkili şirketi yanıltması, kandırması ve olası ticari tehditlere karşı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/915 KARAR NO:2024/1979 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/01/2024 NUMARASI:2021/298 E. - 2024/72 K. DAVANIN KONUSU:Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıların muhtelif tarihlerde değişimler olmakla birlikte ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı ... ile 2017 yılından beri ...'a gözlük satışı yaparak ticari faaliyetini sürdürmekte iken, 2019'dan sonra toplamı 6.000.000,00 TL'yi aşkın senetlerin tahsil edilememesi sebebiyle ticari ilişkinin sonlandırıldığını, tüm bu süreçte, şirket ortakları ve yöneticileri davalılar ... ile ...'ın müvekkili şirketi yanıltması, kandırması ve olası ticari tehditlere karşı tedbirsizliğinin etkili olduğunu, bununla birlikte müvekkili bünyesinde 08.03.2016'da çalışmaya başlayan ve senetlerin tahsil edilememesiyle birlikte müvekkili şirketten istifa ederek 16.03.2020 tarihinde ...'ın ortağı olan diğer davalı ...'ın yıllar boyunca müvekkilini yanıltarak, müvekkili şirketin bilinirliğini ve ticari itibarını kullanıp aslında gerçek yöneticisi olduğu ... şirketi adına satışlar yaparak müvekkili şirketi büyük zararlara uğrattığını, senetlerin tahsil edilememesinde büyük katkı sahibi olduğunu, her üç davalının da hile, aldatma, haksız rekabet ve tedbirsizlik ile yönetici sıfatıyla müvekkili şirketin zarara uğramasına sebep olduğunu, bunun üzerine huzurdaki davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, ... şirketinin 21.04.2017'de kurulduğunu, kuruluşunda davalı ...'ın, şirketin tek pay sahibi ve yönetici iken 16.03.2020 tarihinde diğer davalılar ... ile ...'ın ...'ın paylarının bir kısmını devralarak şirkete ortak olduklarını ve müdür olarak yetkilendirildiklerini, müvekkili şirkete verilen senetlerin tahsil edilememesi, toplam borcun 6.000.000,00 TL'yi aşkın hale gelmesi üzerine her üç davalının tüm paylarını... isimli bir şahsa devrederek adeta şirketi terk ettiklerini, 21.04.2017 tarihinden 16.03.2020 tarihine kadar ... şirketinin tek yöneticisi kağıt üzerinde ... gibi gözükse de, esasen müvekkili şirket bünyesinde istifa tarihi 13.11.2019'a kadar çalışan ...'ın defacto olarak şirketin yönetimini sürdürdüğünü, TTK'nın 556.maddesi uyarınca limited şirketlerde yöneticilerin sorumluluğunun anonim şirketlerdeki yönetici sorumluluğuna kıyasla uygulandığını, buna göre, şirketin yöneticisi ve yetkilisi olan kişilerin basiretsiz ve tedbirsiz davranmak suretiyle alacaklıları zarara uğratması halinde bu zararı karşılamakla mükellef olduklarını, davalı ...'ın 21.0...