Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olan kalıp, pvc profil, kambur kutu, pvc profil kalıp, pvc giydirme cephe kalıpların zilyetliğinin müvekkili şirkete üretim yapılmak üzere davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinin ardından kalıpların teslim edilmesi için noterlik aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, kalıpların teslim edilmediği gibi kalıp bedellerinin de ödenmediğini, müvekkili şirketin kalıpları dava dışı ... şirketine yaptırmak zorunda kaldığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin teslim edilmeyen kalıp bedeli olarak 30.208,00 TL, başka...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/999 KARAR NO:2024/1346 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/04/2021 NUMARASI:2018/482 Esas, 2021/384 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:18/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, müvekkili şirkete ait olan kalıp, pvc profil, kambur kutu, pvc profil kalıp, pvc giydirme cephe kalıpların zilyetliğinin müvekkili şirkete üretim yapılmak üzere davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinin ardından kalıpların teslim edilmesi için noterlik aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, kalıpların teslim edilmediği gibi kalıp bedellerinin de ödenmediğini, müvekkili şirketin kalıpları dava dışı ... şirketine yaptırmak zorunda kaldığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin teslim edilmeyen kalıp bedeli olarak 30.208,00 TL, başka firmaya yaptırılıp ödenen fark kalıp bedeli olarak ise 14.042,00 TL alacağının mevcut olduğunu, taraflarınca ... sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını fakat borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının da karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, davacı tarafın davaya dayanak yaptığı kalıpların faturalarının müvekkili şirket tarafından kesilmediğini, müvekkili şirketin 22/12/2016 tarihinde kurulduğunu, kuruluşla ilgili ticari sicil gazetesinin ekte olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığından müvekkili şirkete husumet yöneltilip dava açılmasının usule uygun olmadığını, bu nedenle davanın esasa girilmeden reddi gerektiğini, faturaları kabul etseler dahi taraflarına tebliğ edilmediğini, faturaların eser sözleşmesine dayandığının ortada olduğunu, bu nedenle 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresi geçtiğini ve bu nedenle de reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasında dava konusu işin yapımına ilişkin yazılı bir eser sözleşmesi bulunmamakta ise de davacı tarafından davalıya kalıp yapılması için pvc sunulduğunun, bu pvclerden yapılacak kalıp bedellerini de ödediğinin fakat davalı tarafından eser sözleşmesinin hiç yerine getirilmediğinin anlaşılmakta olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle TBK'nın 147/son maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğunun kabulü doğru ise de dosyada alı...