Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20 yıldır Erzincan İl Özel İdaresinde çalışığını ve merkezi İstanbul'da olan davalı şirketle hiçbir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin çalıştığı pozisyona göre şirket ortağı ve müdürü olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kimlik bilgilerinin başkaları tarafından ele geçirilerek sahte kimlik kartı çıkartıldığını ve müvekkilinin bu hususu bilmediğini, davalı şirketin % 90 hissinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den satın alınmış gibi işlem...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/659 KARAR NO: 2024/1904 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/10/2022 NUMARASI: 2022/823 E. - 2022/748 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20 yıldır Erzincan İl Özel İdaresinde çalışığını ve merkezi İstanbul'da olan davalı şirketle hiçbir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin çalıştığı pozisyona göre şirket ortağı ve müdürü olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin kimlik bilgilerinin başkaları tarafından ele geçirilerek sahte kimlik kartı çıkartıldığını ve müvekkilinin bu hususu bilmediğini, davalı şirketin % 90 hissinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den satın alınmış gibi işlem yapıldığını, müvekkilinin 2010 yılına kadar şirketin müdürü olarak gösterildiğini, bu hususun davalı ... dairesinin bildirimi ile öğrenildiğini, oysa müvekkilinin davalı şirketin eski ortakları olarak gözüken kişilerden herhangi bir pay satın almadığını, bu kişileri tanımadığını, 21.04.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı Kadıköy ... Noterliğinde düzenlenen şirket ortaklığı devir sözleşmesini yapmadığını, böyle bir sözleşmeyi imzalamadığını ileri sürerek, müvekkilinin şirket ortağı ve müdürü olmadığının ve bu nedenle vergi dairesine borçlu olmadığınının tespitine, davalı ... tarafından konulmuş bulunan haciz ve bloke işlemlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı ... vekili, savunmasında; vergi dairesi kayıtlarına göre davacının, davalı şirketin bir kısım hisselerini Kadıköy ... Noterliğinin 21.04.2008s tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile ...'den satın alarak şirketin ortağı olduğunu, hisse devrine ilişkin işlemlerin 14.05.2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacının ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu şirketin ödenmeyen vergi borçlarından sorumlu tutulmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen 26.04.2018 tarih ve 2016/542 Esas, 2018/381 Karar sayılı karara karşı davalı ... vekilinin yaptığı başvuru İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12.Hukuk Dairesinin 2018/439 Esas sayılı dosyasında incelenmiştir. 19.11.2020 tarih ve 2020/1201 Karar sayılı ilamda, pay devri sözleşmesinin sahteliğinin ileri sürülmesi nedeniyle işlemin yapıldığı notere dava yöneltilmesi ve vergi dairesine yönelik davanın adli yargıda görülüp görülmeyeceğinin tartışılması için ilk derece mahkemesi kar...