Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... Şirketi ortakları olduğu, ortaklık payları ise %50-50 olduğu, taraflar öncesinde evli olup şirket işleyişinde sorun yaşanmamış ancak boşandıktan sonra şirketi devam ettirmek mümkün olmadığı, ortakları olduğu şirketin bir geliri ve mal varlığı olmadığından dolayı şirket hakkında tasfiye/fesih davası devam ettiği, genel kurul toplantı tutanağında da görüleceği üzere davalı şirketin işleyişi sabote etmekte ve şirketi kurtaracak ve ya faaliyet...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1187 KARAR NO:2024/2011 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:17.04.2024 NUMARASI:2022/15 Esas - 2024/297 Karar DAVA:Alacak Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... Şirketi ortakları olduğu, ortaklık payları ise %50-50 olduğu, taraflar öncesinde evli olup şirket işleyişinde sorun yaşanmamış ancak boşandıktan sonra şirketi devam ettirmek mümkün olmadığı, ortakları olduğu şirketin bir geliri ve mal varlığı olmadığından dolayı şirket hakkında tasfiye/fesih davası devam ettiği, genel kurul toplantı tutanağında da görüleceği üzere davalı şirketin işleyişi sabote etmekte ve şirketi kurtaracak ve ya faaliyet yürütecek kararlara red oyu verdiği, hatta hal böyle iken dahi şirketin tasfiyesini dahi istemediği, ancak davalı hiç bir gidere katılmadığı gibi amme borçlarını da ödemediği, şirketin bir geliri olmadığından tüm kira, muhasebe, vergi vs ödemeler müvekkil tarafından yapıldığı, bir sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesi geçerli olduğu, ortağın asıl borcu, taahhüt ettiği sermayeyi ödediği, sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın sorumluluğu sona erdiği, ancak davalı sermaye borcunu dahi ödememiş ve bu borcuda müvekkil ödemek zorunda kaldığı, davacı, davalı ile ortak bulunduğu limited şirketin vergi borcu, muhasebe ücretleri, kira giderleri, sermaye payı ile ticaret sicil harçları olmak üzere 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait en az 292.954.81 TL ödeme yaptığı, bu ödemelerden müvekkilin payına düşen kısmı aşan miktarın diğer ortaktan payı oranında tahsili talep tarafların ortağı olduğu limited şirketin zorunlu borçlarını ve sermaye borcunu ödeyen müvekkilin payına düşen kısmı aşan miktar bakımından şimdilik 100.000 TL' nin faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı her ne kadar şirket borçlarını kendisinin ödediğini iddia etmişse de kendisi de şirketin ortağı sıfatıyla söz konusu borçlardan şahsi olarak sorumlu olmadığı ve şirketin borçlarını şahsi malvarlığından karşılamak zorunda da olduğu, şirketin borçlarını şahsi malvarlığından karşıladığını iddia ediyorsa o halde bu nedenle şirketin diğer ortağı olan müvekkile değil ancak ayrı bir tüzel kişiliği olan şirkete başvurabileceği, yukarıda açıklanan nedenlerle ve anılan yargıtay kararları uyarınca davacının yaptığını iddia ettiği ödeme...