Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...nin hakim ortak (%50den fazla hissesine sahip ortak) olduğu, kentin alt ve üstyapı ihtiyaçlarına kaliteli çözümler getirmek amacıyla kurulmuş özel hukuka tâbi ve bağımsız bütçeli bir kamu iştiraki olduğunu, İBB tarafından açılan ihalelere katılan müvekkil şirket, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 4 Mart 2010 tarihli İstanbul Geneli Ana Ulaşım Yollarında Kullanılmak Üzere Yol Beton Elemanı Alımı ve Yaya Alanları ile Trafik Sirkülasyon ve Geometrik Düzenleme Yapılması (UTK) İşi Kapsamında Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü 1. Bölge Ana Ulaşım Yollarında Yaya Alanları ile Trafik Sirkülasyon ve Geometrik Düzenleme Yapılması...
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/398 Esas KARAR NO :2025/31
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:14/06/2023 KARAR TARİHİ:16/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...nin hakim ortak (%50den fazla hissesine sahip ortak) olduğu, kentin alt ve üstyapı ihtiyaçlarına kaliteli çözümler getirmek amacıyla kurulmuş özel hukuka tâbi ve bağımsız bütçeli bir kamu iştiraki olduğunu, İBB tarafından açılan ihalelere katılan müvekkil şirket, ihaleyi kazanması halinde ihale konusu işi parçalara bölerek alt yüklenicilere yaptırdığını, müvekkili şirket ile davalı arasında 4 Mart 2010 tarihli İstanbul Geneli Ana Ulaşım Yollarında Kullanılmak Üzere Yol Beton Elemanı Alımı ve Yaya Alanları ile Trafik Sirkülasyon ve Geometrik Düzenleme Yapılması (UTK) İşi Kapsamında Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü 1. Bölge Ana Ulaşım Yollarında Yaya Alanları ile Trafik Sirkülasyon ve Geometrik Düzenleme Yapılması (UTK) Sözleşmesi (Bundan böyle Sözleşme olarak anılacaktır.) akdedildiğini, müvekkili şirket ile davalının işçileri arasında herhangi bir asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, ancak taşeronda çalışmış işçilerin müvekkil şirkete asıl işveren sıfatı yönelterek ikame ettikleri davalar neticesinde müvekkili şirketin söz konusu işçilere, icra zoru altında yüklü miktarda ödemeler yapmak zorunda kaldığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin, icra zoru altında ödemiş olduğu bedelleri, personelin taşeronda çalıştığı süreyle sınırlı şekilde oranlayarak taşerona rücu ettiğini, bu kapsamda taşerona muhtelif tarihlerde muhtelif tarihli faturalar tanzim ve tebliğ ettiğini, sözleşmenin 29. maddesi "Yüklenicinin sözleşme konusu işte çalıştıracağı personelle ilgili sorumlulukları ve buna ilişkin şartlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri uygulanır. hükmünü haiz olduğunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 34/5. Maddesinde ise Yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup, bunların ücretlerinin ödenmesinden de doğrudan doğruya yüklenici sorumludur. Yüklenici, bunların ücretleri hakkında da aynen kendi elemanları gibi ve yukarıdaki fıkralarda belirtildiği şekilde işlem yapmak zorundadır. hükmüne yer verildiğini, taraflar arasındaki Sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi, söz konusu bedellerin ödenmesinin Taşeronun sorumluluğunda olduğunu açıkça belirtmekte olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunduğunun varsayımında dahi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 36. Maddesi uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca işçinin 3 aylık ücreti ile sınırlı olduğunu, söz konusu hükmün m.36/2'de "Ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idare...