MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/9/2023 NUMARASI: 2022/719 (E) - 2023/639 (K) DAVANIN KONUSU: Munzam Zarar Tazminatı KARAR TARİHİ: 22/10/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeminin 16/4/2021 gün ve 2020/107056 (E) - 2021/46386 (K) sayılı kararıyla hükmolunan değer kaybı tazminatının icra yoluyla geç tahsil edilmesi nedeniyle oluşan munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 3 ay içinde yenileninceye kadar birinci kez işlemden kaldırılmasına karar verilen davanın 3 aydan fazla zaman geçmesine karşın yenilenmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca açılmamış...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/334 KARAR NO: 2024/1469 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/9/2023 NUMARASI: 2022/719 (E) - 2023/639 (K) DAVANIN KONUSU: Munzam Zarar Tazminatı KARAR TARİHİ: 22/10/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakeminin 16/4/2021 gün ve 2020/107056 (E) - 2021/46386 (K) sayılı kararıyla hükmolunan değer kaybı tazminatının icra yoluyla geç tahsil edilmesi nedeniyle oluşan munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 3 ay içinde yenileninceye kadar birinci kez işlemden kaldırılmasına karar verilen davanın 3 aydan fazla zaman geçmesine karşın yenilenmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 150'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu; davalının kusurunun olup olmadığı incelenmeden karar verilmesinin adli yargılama hakkına aykırılık oluşturduğunu; munzam zararın, faizi aşan (faizle karşılanmayan) zarara ilişkin talep olduğu gözetilerek, ilk derece mahkemesi tarafından enflasyon ile buna bağlı döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranlarıyla birlikte getirilerinin temerrüt faizinden fazla olması durumunda munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiğinin göz ardı edildiğini; 2021 tarihinde verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının aksine, Anayasa Mahkemesinin 2022 yılı Mart ayında soyut ispatın yeterli olduğuyla ilgili karar vererek, alacaklının haklarının korunması gerektiğini bir kez daha gösterdiğini, yargılamaya konu davada değer kaybı için düşünüldüğünde, hasar ve değer kaybına neden olan 7/4/2019 günü meydana gelen kazadan sonra başvuru da bulunulmasına karşın tazminatı ödemeyen sigorta şirketinin 11/4/2019 günü temerrüde düştüğünü, Sigorta Takim Komisyonuna 27/11/2020 günü talepte bulunulduğunu, 16/4/2021 tarihinde ise alacağın karar altına alınmasına karşın, ödememekte ısrar eden sigorta şirketinden tazminatın icra kanalıyla tahsil edilebildiğini, enflasyon değerlerinin tüm iddialarını doğruladığını, paranın yıllık alım gücün gücünün düşmesinin yeniden değerlendirme oranıyla da sabit olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının görev yönünden bozularak kaldırılmasını, eğer aksi kanıda olunursa ilk derece mahkemesi kararının esas yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacı vekili dava dilekçesinde, Sigo...