Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı- karşı davalı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin henüz kuruluş aşamasında 17/03/2003 tarihinden itibaren davalı şirkette çalışmaya başladığını ve davalı şirketin kuruluş ana sözleşmesi ile şirket müdürü olarak atandığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan iş sözleşmesinin "Faaliyet ve Görevler" başlıklı 1. maddesinde müvekkilinin şirket işlerini iş sözleşmesi dışında ortaklar kurulu kararları ve diğer mevzuat düzenlemeleri gereği yöneteceğinin açıkça düzenlendiğini, bu düzenleme çerçevesinde müvekkilinin yetkilerinin zaman içinde ortaklar kurulu kararı ile genişletimiş olduğunu, buna göre; şirket meşgalesi ile her hususta kendisine ve dava dışı...'e münferit imza yetkisi verildiğini, daha sonra 25/02/2013 tarihli ortaklar kurulu...
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/654 Esas KARAR NO : 2024/652
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 29/12/2017 KARAR TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı- karşı davalı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin henüz kuruluş aşamasında 17/03/2003 tarihinden itibaren davalı şirkette çalışmaya başladığını ve davalı şirketin kuruluş ana sözleşmesi ile şirket müdürü olarak atandığını, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan iş sözleşmesinin "Faaliyet ve Görevler" başlıklı 1. maddesinde müvekkilinin şirket işlerini iş sözleşmesi dışında ortaklar kurulu kararları ve diğer mevzuat düzenlemeleri gereği yöneteceğinin açıkça düzenlendiğini, bu düzenleme çerçevesinde müvekkilinin yetkilerinin zaman içinde ortaklar kurulu kararı ile genişletimiş olduğunu, buna göre; şirket meşgalesi ile her hususta kendisine ve dava dışı...'e münferit imza yetkisi verildiğini, daha sonra 25/02/2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile dava dışı...'in müdürlük görevinden azledildiğini, davacının davalı işverenin kuruluşundan itibaren iş sözleşmesinin haksız feshedildiği 20.02.2017 tarihine kadar şirket müdürü olarak çalıştığını ve ortaklar kurulu kararları ile şirketi her türlü işlemde münferit imzasıyla temsil etmeye yetkili kılındığını, müvekkilinin, davalı şirkette kuruluş aşamasından itibaren çalışmış olduğu 14 senelik bu uzun süreç boyunca hiçbir uyarı, kınama veya benzeri olumsuz bir geri dönüş almadığını ve tüm birikimini, emeğini ve mesaisini davalı şirkete adadığını, davalı şirkette geçirmiş olduğu 14 senelik dönemde davalı işverenlikte sergilemiş olduğu istikrarlı çalışma süreci ve giderek genişleyen sorumluluk alanları ile çok büyük satışlara imza attığını, ödüller aldığını, müvekkilinin ise müdürlük görevinin devamına ve davalı şirket ile ilgili merciler ve üçüncü kişiler nezdinde sınırsız bir şekilde şirket kaşesi veya şirket ünvanı altında atacağı münferit imzası ile temsil ve ilzam etmesine karar verildiğini, davalı şirketin kuruluşundan bu yana 14 yıl boyunca başarılı bir şekilde temsil etmesine rağmen kendisine tebliğ edilen 20/02/2017 tarihli fesih bildirimi ile "şirket yönetiminin daha önceden vermiş olduğu bir yetki bulunmamasına rağmen değerli bir kağıdı iade ederek sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve bu davranışın hem işvereni hem de şirket ortağı dava dışı ... Almanya şirketini önemli ölçüde zarara uğratması" nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin, şirket müdürü olarak davalı işverende çalıştığı süre boyunca üstün performansı ile her sene üst puanlarla prim aldığını ve örnek gösterildiğini, ancak müvekkiline 2016 yılı için hak kazandığı 12 aylık primi ile iş sözleşmesinin haksız olarak sona erdirildiği 20.02.2017 tarihine kadar 2017 yılında hak kazandığı primlerin ödenmediğini, alacaklarını alması için davalı tarafa ihtarname gönderdiğini, davalı işverence keşide edilen ihtarname ile taleplerinin reddedil...