Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2024/809 · K. 2024/972
Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2024/809 K. 2024/972

E. 2024/809K. 2024/97226 Kasım 2024
tazminatsatış sözleşmesiaraç tescilimanevi tazminatmaddi tazminatsebepsiz zenginleşmekira bedeliiadetazminat davasılimited şirkethaksız fiilsatış bedeli
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile karşı taraf arasında akdedilen sözleşmenin hukuki niteliği "mülkiyeti saklı tutma kaydıyla satış sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında adi yazılı olarak akdedilen sözleşmenin TBK m.27 uyarınca emredici kanun hükmü olan TMK m.764'e aykırı olduğundan kesin hükümsüz olduğunu, sözleşmenin bu şekilde akdedilmesinde müvekkil tarafın hiçbir kusuru bulunmadığını, işbu sözleşme karşı tarafın ilgili tariihteki avukatı tarafından hazırlanmış olup müvekkil şirket sözleşmenin geçerliliğine güvenerek hareket ettiğini, karşı taraf, sözleşmede kendisine yüklenen yükümlülüklerin çok büyük bir kısmını yerine getirmemekle kalmamış ayrıca aracı yaklaşık 17 ay boyunca...

Karar Metni

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/809 KARAR NO : 2024/972 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 18/11/2020 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile karşı taraf arasında akdedilen sözleşmenin hukuki niteliği "mülkiyeti saklı tutma kaydıyla satış sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında adi yazılı olarak akdedilen sözleşmenin TBK m.27 uyarınca emredici kanun hükmü olan TMK m.764'e aykırı olduğundan kesin hükümsüz olduğunu, sözleşmenin bu şekilde akdedilmesinde müvekkil tarafın hiçbir kusuru bulunmadığını, işbu sözleşme karşı tarafın ilgili tariihteki avukatı tarafından hazırlanmış olup müvekkil şirket sözleşmenin geçerliliğine güvenerek hareket ettiğini, karşı taraf, sözleşmede kendisine yüklenen yükümlülüklerin çok büyük bir kısmını yerine getirmemekle kalmamış ayrıca aracı yaklaşık 17 ay boyunca kullanması da bir yana sözleşmede belirlenen bedelin tamamının kendisine ödenmesini isteyerek kötü niyetle hareket ettiğini, dava konusu olayın karşı tarafın iddia ettiği şekilde gerçekleşmediğini, taraflarca sözleşmenin akdedilmesinin ardından müvekkil, karşı tarafa aracı aynı tarih olan 06.11.2018 tarihinde teslim ettiğini, karşı tarafça iddia edildiği üzere hükümsüz sözleşmede belirlenen 130.000 TL'nin tamamı müvekkil şirkete ödenmediğini, 11.06.2019 tarihinde ve 06.07.2019 tarihinde karşı tarafça her biri 5.000 TL tutarındaki ödemeler de yapılmadığını,...'in kusurlu hareketleriyle müvekkili uğrattığı maddi ve manevi zararlar bulunduğunu, Karşı taraf..., aracı teslim aldığı 06.11.2018 tarihinden 21.03.2020 tarihine kadar yaklaşık 17 ay boyunca kullandığını, Resmi şekilde yapılmayan mülkiyeti saklı tutma kaydıyla satış sözleşmesi geçersiz olduğuna ve bunun sonucu olarak taraflar verdiğini iade etmekle yükümlü olduğuna göre yaklaşık 17 ay boyunca bu aracın bedelsiz olarak kullanıldığı da düşünülemeyeceğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı tarafın her ne kadar karşı dava açmış olduğunu beyan etmişse de HMK gereği hem dava harcını yatırmadığını, hem de zorunlu arabuluculuk başvurusunu sonuçlandırmadığını, dolayısıyla son tutanağını mahkemeye sunmadığını, karşı tarafın müvekkil ile aralarında yapılan 06.11.2018 tarihli araç satım sözleşmesini mülkiyeti saklı tutma kaydıyla satış sözleşmesi olarak değerlendirdiğini, ancak devamında sözleşmenin hükümsüz olduğunu dile getirerek tarafların bu sözleşme kapsamında birbirlerinden aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında geri vermekle yükümlü olduğunu ileri sürdüğünü, karşı taraf ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme mülkiyeti saklı tutma kaydıyla satış sözleşmesi değil, bir satış sözleşmesi olduğunu, ne sözleşme metninden ne de olayın özünden böyle bir anlam çıkarmak mümkün olmadığını, karşı ta...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 115

Dava şartlarının incelenmesi

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 764

a. Genel olarak

OtomatikKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 27

II. Kesin hükümsüzlük

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/907 · K. 2024/855

18 Ekim 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/811 · K. 2024/745

20 Eylül 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/1061 · K. 2024/894

5 Kasım 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/991 · K. 2024/891

5 Kasım 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/901 · K. 2024/837

15 Ekim 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

E. 2023/705 · K. 2024/943

19 Kasım 2024