Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin sigorta poliçesi tanzim ettiği müşterilerinden olan alacaklarına karşılık olarak aldığı, hamili bulunduğu, davaya konu çekin de içlerinde bulunduğu bir kısım çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını, şirket bünyesinde yapılan araştırmalarda şikayete konu çekler dışında birçok müşteri çekinin ve şirket çekininde kayıp-çalıntı olduğunun anlaşıldığını, şirketlerinin çalıntı çeklerinden bir kısmının üçüncü...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/1341 Esas KARAR NO: 2024/986 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 09/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin sigorta poliçesi tanzim ettiği müşterilerinden olan alacaklarına karşılık olarak aldığı, hamili bulunduğu, davaya konu çekin de içlerinde bulunduğu bir kısım çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını, şirket bünyesinde yapılan araştırmalarda şikayete konu çekler dışında birçok müşteri çekinin ve şirket çekininde kayıp-çalıntı olduğunun anlaşıldığını, şirketlerinin çalıntı çeklerinden bir kısmının üçüncü şahıslar tarafından bankaya ibraz edildiğini ve tahsil edilmeye çalışıldığını, tüm bu işlemlerle eş zamanlı olarak çalınan çeklerle ilgili ödemeye yasağı verildiğini, iptal davaları açıldığını, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, çekin hırsızlık mahsulü olmasının yanında müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinin ---------- Bankası --------- Şubesi ---------- seri numaralı 73.045,00 TL bedelli ---------- Şti tarafından keşide edilen çek bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen çek bedelinin ve dava konusu çekin istirdadı ile müvekkili şirkete iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından hamili olduğu ---------Ş. ye ait ---------- seri numaralı 17/06/2016 keşide tarihli 73.045,00 TL bedelli bir adet çek bankaya ibraz edilerek hesapta karşılığının bulunması neticesinde ödemesi yapıldığını, ancak davacının iddialarına davacı şirkete ait olan bir kısım çekler rızası dışında elinden çıktığını, TTK.nun 704. maddesi hükmünde "Çek herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702. maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellefir'' denildiğini, Yasaya göre davacının öncelikle kendisinin yetkili hamil olduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Ancak somut olayda davacı yan meşru hamil sıfatını taşıdığını somut delillerle ispat etmelidir. Buna ilişkin olarak ---------- sayılı 29.09.2015 tarihli ilamı bulunmaktadır. Anılan Yargıtay kararında davacının yetkili hamil olduğunu kanıtlaması gerektiğinin yanında yeni hamilin ...