6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve silahla tehdit suçlarından sanık ... hakkında aynı eylem nedeniyle açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi uyarınca reddine ve katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle 4.080,00 Türk lirası maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak katılan kurum vekiline verilmesine dair Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/522 Esas, 2020/248 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 07.02.2024 gün ve 94660652-105-46-23141-2023- Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.03.2024 gün ve 2024/18696 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde...
6. Ceza Dairesi 2025/2189 E. , 2025/9591 K.
"İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve silahla tehdit suçlarından sanık ... hakkında aynı eylem nedeniyle açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesi uyarınca reddine ve katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle 4.080,00 Türk lirası maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak katılan kurum vekiline verilmesine dair Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/522 Esas, 2020/248 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 07.02.2024 gün ve 94660652-105-46-23141-2023- Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.03.2024 gün ve 2024/18696 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekil ile temsil edilen katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir. Bu hüküm, katılanın 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen vekili bulunması durumunda kovuşturma için ödenen ücret mahsup edilerek uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında açılan davanın 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi uyarınca reddine hükmedildiği ve bu halde kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Olağanüstü kanun yolu olan ve öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozmanın amacı hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararların Yargıtay’ca incelenmesini, buna bağlı olarak da kanunların uygulanmasında ülke sathında birliğe ulaşmak, hâkim veya mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkları toplum ve birey açısından hukuk yararına gidermektir.
Olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun olu olan temyiz nedenlerine göre dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. 26.10.1932 tarih ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında belirtildiği üzere, kanun yararına bozma konusu olabilecek kanuna aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usûl hataları olup, her hukuka aykırılığın kanun yararına bozma konusu olamayacağı anca...