Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %19 hisse ile ortak olduğunu, şirketin diğer ortaklarının davacının babası ve eniştesi olduğunu, davacının 2011 yılına kadar şirkette fiilen hizmet ettiğini, 2011 yılından sonra diğer ortaklarca takınılan olumsuz tavır nedeniyle müvekkilinin fiilen şirketten uzaklaşmak zorunda kaldığını, bu tarihten itibaren şirket yönetiminin diğer ortaklarca yürütüldüğünü, şirketin işleyişi hakkında müvekkilinin bilgilendirilmediğini, toplantıya davet edilmediğini, hak ve alacaklar ile borçlar hakkında kendisine bilgi verilmediğini, ailevi ilişkilerin de koptuğunu, müvekkili açısından ortaklık yapısının devamına imkan bulunmadığını, davalı...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/736 Esas KARAR NO : 2020/427 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 21/06/2017 KARAR TARİHİ : 23/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette %19 hisse ile ortak olduğunu, şirketin diğer ortaklarının davacının babası ve eniştesi olduğunu, davacının 2011 yılına kadar şirkette fiilen hizmet ettiğini, 2011 yılından sonra diğer ortaklarca takınılan olumsuz tavır nedeniyle müvekkilinin fiilen şirketten uzaklaşmak zorunda kaldığını, bu tarihten itibaren şirket yönetiminin diğer ortaklarca yürütüldüğünü, şirketin işleyişi hakkında müvekkilinin bilgilendirilmediğini, toplantıya davet edilmediğini, hak ve alacaklar ile borçlar hakkında kendisine bilgi verilmediğini, ailevi ilişkilerin de koptuğunu, müvekkili açısından ortaklık yapısının devamına imkan bulunmadığını, davalı şirket ortaklarının şirketin tek mülkü olan taşınmazı kredi borçlarının ödeneceği gerekçesiyle satmak istediklerini, ancak taşınmaz üzerinde 2009 yılında satın alınma aşamasında tesis edilen ipotek dışında herhangi bir ipoteğin bulunmadığını, bu durumun da davalı şirket ortaklarının müvekkiline sağlıklı bilgi vermediği ve ortaklığın devamının mümkün olmadığını gösterdiğini belirterek davacının ortaklıktan çıkmasına ve ayrılma akçesinin davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, şirketin bir aile şirketi olduğunu, davacının babası tarafından 1999 yılında kurulduğunu, bu tarihte davacının babasının davacıya bila bedel %40 hisse verdiğini, davacının babası tarafından aileyi bir araya getirmek için davacıya müvekkil şirket de çalışması için yapılan ısrar ve talep üzerine davacının davalı şirkette 2009-2011 yılları arasında çalıştığını, 2011 yılında kendi isteği ile şirketteki işinden ayrıldığını, davacıya şirket ile ilgili bilgiler verildiğini, davacının kendi isteğiyle toplantılara katılmadığını, yurt dışı bedellerinin geç gelmesi ve fabrikalar ile bankalara ödeme zorunluluklarının olması sebebiyle oy çokluğu ile 22/06/2012 tarihinde alınan sermaye artırımı kararı ile davacının şirketteki hisse oranının %1.9 olduğunu, bu bilginin davacıya iletildiğini, ancak davacının imzaya gelmediğini ve toplantıya katılmadığını, mevcut duruma sebebiyet veren kişinin davacı olduğunu, müvekkili şirketin 2017 yılında maddi sıkıntı içerisine girdiğini, şirket adına kayıtlı taşınmazın satılarak şirketin kredilerin kapatılmasının en doğru karar olması nedeniyle davacıya bu hususun bildirildiğini, ancak davacı ortağın üzerine düşen asli görev sorumlulukları yerine getirmediğini, davacının kendi lehine menfaat sağla...