MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2718 E., 2023/2492 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/18 E., 2021/63 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 ve 139...
8. Hukuk Dairesi 2024/877 E. , 2025/3189 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2718 E., 2023/2492 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/18 E., 2021/63 K.
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 ve 139 parsellerin yolun karşısında kalan ve devamı niteliğinde bulunan tapusuz taşınmazın yıllardır müvekkili tarafından kazasız ve nizasız olarak malik sıfatıyla kullanıldığını, söz konusu tarlanın müvekkilinden önce 1940'lı yıllardan beri önce dedesi, sonraları babası tarafından ekilip biçildiğini ve bu şekilde kullanımın üç nesil boyunca devam ettiğini, müvekkilinin aynı mevkide kain 3 ve 139 parsel sayılı taşınmazların da maliki olduğunu ve bu parsellerle birlikte tescile konu dava ettikleri tapusuz taşınmazı birlikte kullanmaya devam ettiğini belirterek, müvekkiline ait bulunan 3 ve 139 parsel sayılı taşınmazların güneyinde ve devamı niteliğinde bulunan tapusuz taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının çekişmeli taşınmazı imar ve ihya yolu ile 20 yıldan fazla süredir kullandığını ispat etmek durumunda olduğu, buna göre taşınmazın imar-ihyasının tamamlandığı tarihten imar planı içine alındığı tarihe kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin geçmesi gerektiği, İstanbul Valiliği İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü yazı cevabı ile dava konusu parsellerin 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropolitan Nazım İmar Planında kaldığı, dolayısıyla zilyetliğin 1960 tarihinden önce olması gerektiği, imar planından önceki 20 yıllık sürenin tanıkların beyanları ile ispat edilebileceği, bu yönde yapılan incelemede dava tarihinden itibaren geriye gidildiğinde zilyetliğin 1960 yılından öncesine dayandığına dair tanık anlatımlarından yola çıkılarak kesin bir kanaate varılamadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, "Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17. maddesine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu taşınmazın 1983 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında orman zannı ile tescil harici bırakıldığı, bitişiğindeki 3 ve 139 parsellerin ise davacının dip murisi adına, kadastro çalışmaları sır...