Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A Kadastro sırasında, ................... köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 48 parsel sayılı 6.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarihli 137 tahrir nolu vergi kaydına istinaden tarla niteliğiyle davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde;....................köyü 139 ada 48 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle...
8. Hukuk Dairesi 2023/4907 E. , 2025/3360 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2009/569 E., 2010/429 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A
Kadastro sırasında, ................... köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 48 parsel sayılı 6.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarihli 137 tahrir nolu vergi kaydına istinaden tarla niteliğiyle davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde;....................köyü 139 ada 48 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevabında; taşınmazın kendisine atalarından kaldığını, kendisine kaldığı hali ile kullandığını, sınırlarını değiştirmediğini, genişletmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, "... çekişmeli taşınmazın kültür arazisi olduğu ve davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle verilen davanın reddine dair karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.10.2009 tarihli ve 2009/11291 Esas, 2009/14699 Karar sayılı ilamıyla; "... öncelikle, eski ve yeni tarihli memleket haritaları, topografik kadastro haritaları, komşu parsel tutanakları ve dayanak vergi kayıtları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun) ve 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanunlar (5658 sayılı Kanun) karşısındaki durumunun saptanması, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi, taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektir...