Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı firma yetkilileri ile 2017 yılında tanıştıklarını, 2017-2021 arası toplamda yaklaşık 20.000.000,00 TL tutarında mal verdiklerini, davalını bu malları kendi adına ve hesabına aldığı fiyat üzerine asgari yüzde otuz kar ilavesiyle portföyündeki üçüncü kişilere pazarladığını, ne kadar çürük evrak varsa tarafına cirolayıp verdiğini, sağlam evrak ve nakitleri kendilerine sakladıklarını, hatta şirket dışı ...... ve diğerlerinin hesabına geçirdiğini, Müflis ......'ye sattığı mallar karşılığı aldığı sağlama evrak ve dolandırma komisyonlarını da kendine saklayıp çürükleri tarafına verdiğini, bu bonolar ödenmeyince hem keşdeci ....... hemde davalı aleyhine icra takibi...
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1244 Esas KARAR NO : 2024/308
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2023 KARAR TARİHİ : 28/03/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı firma yetkilileri ile 2017 yılında tanıştıklarını, 2017-2021 arası toplamda yaklaşık 20.000.000,00 TL tutarında mal verdiklerini, davalını bu malları kendi adına ve hesabına aldığı fiyat üzerine asgari yüzde otuz kar ilavesiyle portföyündeki üçüncü kişilere pazarladığını, ne kadar çürük evrak varsa tarafına cirolayıp verdiğini, sağlam evrak ve nakitleri kendilerine sakladıklarını, hatta şirket dışı ...... ve diğerlerinin hesabına geçirdiğini, Müflis ......'ye sattığı mallar karşılığı aldığı sağlama evrak ve dolandırma komisyonlarını da kendine saklayıp çürükleri tarafına verdiğini, bu bonolar ödenmeyince hem keşdeci ....... hemde davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, karşı tarafın 2020/2 ayında rizikonun paylaşılmasına dair protokolü imzalatarak kendilerinin de İstanbul ...... İcra Dairesi ...... dosyası ile ....... aleyhine işlem başlattıklarını beyan ve taahhüt ettiklerini, bu durum karşısında ....... firmasına yoğunlaşrak bir kısım tahsilat yaptıklarını ancak davalının geçen süreden ..... İcra kanalıyla hiç bir işlem yapmadıkları, bilgi vermedikleri, hatta resmi muavin hesap özeti dahi göndermedikleri, bunun üzerine icra dairelerindeki itiraz edilmeyen alacaklar için ..... firmasına da işlemler tesis edince ibra itfa imhal zaman aşımı gibi bir sürü bahane ile an itibariyle sayısı yüzü geçen dava ve icra bombardımanına tutulduklarını, İcra mahkemeleri dar yetkili mahkemelerden sayıldığı için sadece şekli incelemeler yapıldığını, istinafın da aynı usul çerçevesinde mağduriyetine neden olduğunu, genel manada bonolar, çekler, cirantalar hakkındaki Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat çerçevesinde zaman aşımı vaki olmadığı gibi rizikonun paylaşılması protokolündeki vaatler karşılığında makul bir süre karşı tarafa mehil verildiği, davalının kötü niyeti anlaşılınca protkolün gabinle malül ve hata hile ile imzalatıldığı anlaşılınca karşı tarafın inkarı kabil olmasın diye yasal süre içinde mahkemeler kanalıyla UYAP sisteminden protokolün geçersizliğinin defalarca vurgulandığını, icra dosyasında görüleceği üzere takip talebinde hem alacaklı şirketin hem de şirket yetkilisi olarak şahsnın bilgilerinin yer aldığı halde icra memurunun ödeme emri düzenlerken şahsının ismini öne çıkarmasının karşı tarafca istismar edildiğini, bizim Servet'e borcumuz yoktur beyanlarıyla bu güne kadar alacağının tahsilinin engellendiğini, bütün bu olumsuzlukların giderilmesi maksadıyla huzurdaki dava ikamesinin zaruri hale geldiğini, bu nedenlerle fazlaya dair hakların saklı kalması kaydıyla faturaya d...