Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar-karşı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda; dava konusu taşınmaza davalıların tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesine ve kâl’e, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2004-2008 yılları arasında toplam 20.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar - bir kısım karşı davacılar vekili; men'i müdahale talebinde bulunulan duvarın tamamının davacılara ait olduğunu, davacıların binalarının...
7. Hukuk Dairesi 2025/1507 E. , 2025/2789 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E., 2024/288 K. BİRLEŞEN ÜSKÜDAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2009/126 ESAS SAYILI DOSYASINDA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar bir kısım davalılar-karşı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda; dava konusu taşınmaza davalıların tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek; el atmanın önlenmesine ve kâl’e, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2004-2008 yılları arasında toplam 20.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar - bir kısım karşı davacılar vekili; men'i müdahale talebinde bulunulan duvarın tamamının davacılara ait olduğunu, davacıların binalarının müvekkillerine ait binanın üstünde yamaçta bulunduğunu, inşaat sırasında davacılara ait binanın güvenliğini sağlamak ve yeri düzeltmek için davacıların müeahhiti tarafından yapıldığını, müvekkillerine zarar verilmeden duvarın yıkılabileceğini, depremde zarar gören ve kendileri tarafından onarılan duvar için dava açılmasının ve tazminat talebinde bulunulmasının doğru olmadığını, taşkın inşaat olarak ifade edilen yerlerin müvekkili siteye ait olmadığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuş; karşı davalarında, davacıların hakları olmayan bir bahçeyi yıllarca kullandıklarını ikrar ettiklerini ileri sürerek; 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “men’i müdahale davasının kabulü ile dava konusu 171 parsel sayılı taşınmaza el atmanın önlenmesine; ecrimisil yönünden davacının arsa payına düşen 301,61 TL üzerinden davanın kabulüne, artan kısmın reddine, bu miktarın davalıların arsa paylarına tekabül eden oranlarında alınıp davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine; karşı dava yönünden davanın husumetten reddine” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “dava açıldıktan sonra kat maliklerince davaya muvafakat edildiği, asıl davada sadece davacı kat maliki lehine değil bütün kat malikleri lehine ecrimisile hükmedilerek; yine karşı davada da pasif husumet ehliyeti problemi çözülmüş olması sebebiyle davanın esasına girilerek hüküm tesis dilmesi gerektiğine, yine davacı yanca kal talebi bulunmasına karşın Mahkemece bu hususta hüküm tesis edilmemiş olmasının da doğru görülmediğine” değinilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen ...