Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davalı ..., asıl davada dahili davalı ... vekili ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz Yamansaz 1. derece doğal sit alanında ve Yamansaz Bataklığı sahasında kaldığı halde 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın tespitine esas tapu kaydının gayrisabit hudutlu olduğunu, tapu kaydı miktar fazlasının sazlık ve bataklık yerlerden olduğunu, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini...
1. Hukuk Dairesi 2025/1609 E. , 2025/2803 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/96 E., 2022/48 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl davada davalı ..., asıl davada dahili davalı ... vekili ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz Yamansaz 1. derece doğal sit alanında ve Yamansaz Bataklığı sahasında kaldığı halde 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın tespitine esas tapu kaydının gayrisabit hudutlu olduğunu, tapu kaydı miktar fazlasının sazlık ve bataklık yerlerden olduğunu, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek 802 parsel sayılı dava konusu taşınmazın sazlık ve bataklık olan tapu kayıt miktar fazlasının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalılar ... ve müşterekleri vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkillerinin kadastro tespitinden çok daha öncesinde de taşınmazı zilyet ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Asıl davada dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, sürenin hesabında Devlet-vatandaş ayrımı yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın, çevresindeki bir çok parsel gibi uzun zaman önce ıslah edildiğini, kamu mallarından da olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Bir kısım davalılar ve dahili davalılar aşamalardaki beyanlarında, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2009 tarihli ve 2006/119 Esas, 2009/263 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına göre, eldeki davanın kadastro öncesi nedene dayalı olarak açıldığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 21.03.1958 tarihinden, eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi için...