Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sonucunda, Mersin ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı ve 70.150,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil...
8. Hukuk Dairesi 2023/5344 E. , 2025/4722 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/249 E., 2023/38 K. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, Mersin ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı ve 70.150,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın “..., ... ve ... oğlu ...’un mirasçılarının” kullanımında olduğu belirtilerek tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmiş, yine 2014 yılında taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine “taşınmaz üzerinde ekli krokisinde görüldüğü üzere ...’e ait meyve fidanları bulunduğu” şerhi verilmiştir.
Davacı ... ve müşterekleri, dava konusu taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek adlarına kullanım şerhi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli ve 2018/3068 Esas, 2018/5799 Karar sayılı ilamı ile tapu kaydının beyanlar hanesinde ismi yazılı şerh sahiplerine ve mirasçılarına yaygınlaştırma olanağı tanınarak, adı geçenlerin davaya dahil edilerek dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilip, taraf teşkili yöntemine uygun şekilde sağlandıktan sonra delillerinin toplanması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamın uyularak yapılan yargılama sonunda taraf teşkili sağlanmış ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporları ile tanık ve mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığına dair tanık beyanlarından başka delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkra...