MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1998 E., 2023/2550 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; muris ...’nın tek mirasçısı olduğunu, davalı ...’in murisi kandırarak kendisini vekil tayin ettirdiğini, anılan vekaletname ile ...’in murisin maliki olduğu dava konusu 289 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümü vekalet görevini kötüye kullanarak muvazaalı bir şekilde davalı eşi ...’e çok düşük bir bedelle temlik ettiğini, ...’in de kendisinden mal kaçırma amacıyla taşınmazı ½ şer pay ile davalı ... ve ...’ye devrettiği,...
1. Hukuk Dairesi 2025/3065 E. , 2025/3389 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1998 E., 2023/2550 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; muris ...’nın tek mirasçısı olduğunu, davalı ...’in murisi kandırarak kendisini vekil tayin ettirdiğini, anılan vekaletname ile ...’in murisin maliki olduğu dava konusu 289 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümü vekalet görevini kötüye kullanarak muvazaalı bir şekilde davalı eşi ...’e çok düşük bir bedelle temlik ettiğini, ...’in de kendisinden mal kaçırma amacıyla taşınmazı ½ şer pay ile davalı ... ve ...’ye devrettiği, anılanların da taşınmazı davalı Şirkete temlik ettiğini, Şirket’in taşınmaz üzerinden krediler çektiğini, tüm davalıların birlikte hareket ettiklerini, murisin diğer torununun murise evi satıp satmadığını sorması üzerine murisin taşınmazı satmadığını söylediğini, ... ve ...’in murisin öldüğünü dahi haber vermediklerini, murisin ölümünden iki ay sonra öldüğünü öğrendiğini ve mezarını dahi bilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı ... ve ...; murisin, davacı kızı ile anlaşamadığı için 1989 yılından beri kendileri ile yaşadığını, tüm bakımını kendilerinin üstlendiğini, ...’in anneannesi olan murisle ilişkisinin farklı olduğunu, murisin geliri ve sosyal güvencesi olmadığını, çeşitli hastalıkları olan murisin tüm masraflarının kendileri tarafından karşılandığını, murisin 2009 yılında kolunu kırması ve kırığın iyileşmemesi ile çeşitli hastalıkları nedeniyle sahip olduğu taşınmazlara ilişkin işlerin yürütülmesi ve satışı için torununun eşi olan ...’i vekil tayin ettiğini, ...’in de anılan vekaletname ile murisin iki taşınmazını eşi olan davalı ...’e devrettiğini, önceden ödenen bedelin 27 yıl boyunca hastane masrafları, bakım ve ihtiyaçları için kullanıldığını, murisin satıştan haberdar olduğunu, davacının murisle hiçbir zaman ilgilenmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı Şirket vekili; davaya konu bölgede yatırım yaptıklarını, Şirketin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, kayıt malikleri ile anlaşarak taşınmazı aldıklarını, taşınmazın 530.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıklarını, bedelin bir kısmını kapora olarak banka aracılığıyla ödediklerini, kalan bedeli de blokeli çek ile ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ...; taşınmazı 600.000,00 TL bedelle satın aldıklarını, 330.000,00 ve 100.000,00 TL’nin iki ayrı bloke çek ile ...’nin hesabından ödendiğini, kalan 170.000,00 TL bedelin de tapuda ...’e elden ödendiğini, davalı ... ve davalı Ş...