DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/06/2024 K A R A R TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılara ait ... ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... Binası'nın yapımını davalı ... şirketinin üstelndiği ve mülkiyetinin davalı şahıslara ait ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevki, ... pafta ... parsel sayılı komşu taşınmazdaki hafriyat çalışmaları ve inşaat nedeniyle hasara uğradığını, göçük tehlikesi bulunan binanın Ağustos 2016 yılında boşaltıldığını ve belediye tarafından mühürlendiğini, bu nedenle binanın kullanılamadığını ve hasarın artması nedeniyle yeniden inşa gerektiğini, bu nedenle oluşan zararların ve yoksun kalınan karın tespiti ile 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şahıslar vekili cevap dilekçesinde...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1171 KARAR NO: 2024/1196 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2023 NUMARASI: 2018/420 Esas, 2023/992 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/06/2024 K A R A R TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılara ait ... ili, ... ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... Binası'nın yapımını davalı ... şirketinin üstelndiği ve mülkiyetinin davalı şahıslara ait ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevki, ... pafta ... parsel sayılı komşu taşınmazdaki hafriyat çalışmaları ve inşaat nedeniyle hasara uğradığını, göçük tehlikesi bulunan binanın Ağustos 2016 yılında boşaltıldığını ve belediye tarafından mühürlendiğini, bu nedenle binanın kullanılamadığını ve hasarın artması nedeniyle yeniden inşa gerektiğini, bu nedenle oluşan zararların ve yoksun kalınan karın tespiti ile 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şahıslar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, inşaatın kaba kısmının dahi tamamlandığı, ankrajlı fore kazıklardan oluşan iksa sisteminin binadan tamamen desteklenmesi sebebiyle deplasman yapması ve davacının binasına zarar verme ihtimalinin tamamen ortadan kalktığının raporla da sabit olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece " Sorumlu olunacak zarar tutarının belirlenmesi bağlamında dava tarihi esas alınmış ve hükme esas alınan 31.03.2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca dava konusu binanın 2.045.957,00 TL yapım bedeli ve 250.000,00 TL yıkım bedeli olmak üzere toplam 2.295.327,65 tazminatın haksız fiil tarihi olan 01/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu bina tahliye edildiği 01.08.2016 tarihi ile 20.04.2018 dava tarihi arasında kullanılamadığından, davacı tarafın talep artırım dilekçesi doğrultusunda talep ettiği kazanç kaybı talebi de yerinde görülerek, 659.862,00 TL kazanç kaybı tazminatının haksız fiil tarihi olan 01/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın zamanaşımı def'ine ilişkin yapılan incelemede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 72. maddesine göre; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulan...